Anasayfa Künye İletişim

Yaşam Eğitim Sağlık Lezzet Gez-Gör Şehir Turu Kent Güzellik Çocuk Dünyası Kültür & Sanat Konuk Başarı Öyküsü
Anasayfa
Hakkımızda
Arşiv (Eski Sayılar)
Editörden
Konuk Yazar
Küçük İş İlanları
Abonelik
Reklam
Künye
İletişim





/ Konuk / Validebağ da Büyük Şehrin Küçük Sakinleri

Validebağ da Büyük Şehrin Küçük Sakinleri

Okunma : 946

Validebağ da Büyük Şehrin Küçük Sakinleri


Validebağ'da

Büyük Şehrin Küçük Sakinleri

 

ACIBADEM Dergisi / Mayıs-Haziran 2018 / Sayı:64 / Röp: Nalan FİDAN

 

 

Yönetmen Cihan Çekiç, “Büyük Şehrin Küçük Sakinleri” adını verdiği belgeseli ile, bizleri İstanbul’da yaban yaşamın devam ettiği Validebağ Korusu, Belgrad Ormanları, Ömerli Havzası ve Aydos Ormanlarında yaşayan küçük canlılarla tanıştırıyor.

 

 

 

- Neden doğa belgeseli? Çıkış noktanız ne oldu?

 

 

İnsanlara doğayı korumaları gerektiğini söylemeden önce onu tanıtmanız gerektiğine inanıyorum. Var olan bu zenginliği en etkileyici biçimde göstermelisiniz ki korunması gereken şeyin ne olduğu ortaya çıksın. Çok zengin bir doğaya sahip  olmamıza rağmen ülkemizde pek az sayıda doğa belgeseli üretiliyor. Türkiye’de üretilen yapımların çoğu genelde o işe gönül vermiş bir kaç ekibin kendi çabaları sonucu ortaya çıkıyor. Bizim hazırladığımız “Büyük Şehrin Küçük Sakinleri” belgeseli de bu işlerden biri.

 

 

 

 

 

 

-İstanbul’da yaban yaşam alanları giderek yok oluyor. Belgeselde neler var?

 

 

Belgeselde her geçen gün artan insan sayısına, binalara, gökdelenlere, trafiğe rağmen hala İstanbul’un yeşil alanlarında varlığını sürdürmeye çalışan küçük canlıları anlatıyoruz. Ben İstanbul’a yirmi yıl önce üniversite okumak için geldim, sonra da işim gereği buraya yerleştim. İşin aslı İstanbul’un nüfusu neden her geçen gün artıyor diye yakınmaya pek hakkım yok, çünkü bu artışta benim de payım var. Yine de var olan bu zenginliği mümkün olduğunca anlatmaya, farkındalık oluşturmaya çalışıyorum. İstanbul’a dışarıdan gelen her insanın kendi ilgi alanlarına göre bu şehri farklı gördüğünü düşünüyorum. Tarihe ilgili bir kişiyseniz İstanbul’daki tarihi yapılar dikkatinizi çeker, kültür sanatla ilgiliyseniz tiyatro ve konser gibi etkinliklere odaklanırsınız. Ben de İstanbul’da kuşları, böcekleri gördüm.

 

 

 

 

“Validebağ Korusu, bir biyolog için bir laboratuvar, benim gibi bir televizyoncu içinse doğal bir çekim platosu.”

 

-Bugüne kadar belki de Validebağ Korusu için yapılmış en güzel çalışmalardan birine imza attınız. Sizin için Validebağ ne ifade ediyor?

 

 

 

On yıldır Acıbadem’de yaşıyorum. Evime beş dakika yürüme mesafesinde böyle bir doğal alanın olduğunu ilk farkettiğimde gözlerime inanamadım. Eşimle birlikte on yıl önce Validebağ Korusu’nda yaptığımız ilk yürüyüşte, bir su yelvesi (sulak alan kuşu) , kocabaş (iri bir ispinoz türü), ağaçkakan ve pek çok farklı ötücü kuş görmüştük. Korudaki çeşitlilikten çok etkilendik.

 

 

Bu projeye başladığımda da doğal olarak ilk çekimlerimi Validebağ Korusu’nda yaptım. Benim için burayı asıl önemli yapan da diğer korulardaki gibi çevre düzenlemesinin yapılmamış olması. İstanbul’un kendine has doğal bitki örtüsünü, yabani çiçek türlerini ve tabi ki bu bitkilere bağımlı yaşayan pek çok küçük canlıyı da koruda gözlemleyebiliyorsunuz. Validebağ Korusu, bir biyolog için sanırım bir laboratuvar gibidir, benim gibi bir televizyoncu içinse doğal bir çekim platosu.

 

 

 

 

 

 

-Hangi koşullarda çalıştınız? Belgeseli tamamlamak ne kadar sürdü?

 

 

Bu belgeselin çekimlerini üç senede tamamladım. Bir televizyon kanalında çalıştığım için çekimlerin tamamını haftasonları ve izin günlerimde yaptım. Çekimler devam ederken bir taraftan da kurguya dair ham görüntülerin işlenmesi ve içerik araştırmaları yapıyordum.İkinci yılın sonunda yapımcı arkadaşım Tunahan İlbars’la birlikte T.C Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından her yıl belirli sayıda belgesele verilen yapım desteği fonuna başvurduk. Bu fondan yararlanmaya hak kazandık ve filmimizi böylece tamamladık.

 

 

 

-Küçük canlıları gözlemlemek, görüntülemek zor olmadı mı?

 

 

Başlarda küçük canlıları görüntülemenin en zor kısmı onları bulmaktı. Bir süre sonra ister istemez algıda seçicilik oluşuyor ve her yerde onları görmeye başlıyorsunuz. Tabii yavaş yavaş, hangi yaprağın altından ne çıkar, hangi taşı çevirirseniz neyle karşılaşırsınız bunları da öğrenmeye başlıyorsunuz.

 

 

Teknik olarak ise başka zorluklarla mücadele etmek zorunda kalıyorsunuz. Çekimini yaptığınız canlılar çok küçük olduğu için olabildiğince yakın ölçekli çekimler yapmak zorundasınız. Fakat özellikle böcekler ve sürüngenler çok hızlı hareket eden canlılar, siz daha netliğinizi yapmadan kaçıp gidiyorlar. Bununla başa çıkmanın en iyi yöntemi, çekimleri olabildiğince sabahın çok erken saatlerinde yapmak. Bu canlılar soğukkanlı oldukları için sabah erken saatlerde düşük sıcaklık nedeniyle uyuşmuş oluyorlar ve daha yavaş hareket ediyorlar.

 

 

 

 

 

 

Bir çiçeğin açma, bitkinin topraktan çıkma anını nasıl yakalıyorsunuz?

 

 

 

Bu tür çekimlerde uygulanan tekniğe timelapse tekniği deniyor. Bunun için, tomurcuk halindeki çiçeklerden örnekleri stüdyo ortamına taşıyorsunuz. Bitkinin doğal ortamını çeşitli kaya, kütük, yosun gibi materyallerle taklit ederek bir fon hazırlıyorsunuz. Daha sonra bitkinin türüne göre bir gün ile bir hafta arası, çiçek tamamen açana kadar sabit bir kamerayla belirli aralıklarla bin kadar fotoğraf çekiyorsunuz. Son olarak bu fotoğrafları birleştirerek 20- 30 saniyelik bir video elde ediyorsunuz. Oldukça zahmetli ve zaman alan bir işlem. Ben de filmdeki çiçek açma görüntülerini bu teknikle evimde hazırladığım stüdyoda kaydettim.

 

 

 

-Belgeselinizi nerede, ne zaman izleyebileyeceğiz?

 

 

Belgeselimizi Macaristan, İngiltere, Almanya, Rusya gibi ülkelerde yapılan doğa temalı bazı festivallere gönderdik. 2019 yılında da İran ve Çin’de yapılacak festivallere katılmayı planlıyoruz. Festival trafiği biraz daha netleştikten sonra bir televizyon kanalında yayınlamayı düşünüyoruz. Şu an bununla ilgili kesin bir bilgi veremiyorum.

 

 

 

-Belgeselin sizin kişisel bir çalışmanız olduğunu biliyorum. Size destek olan ya da emeği geçen isimler var mı? 

 

 

 

Belgeselin yapımcılığını arkadaşım Tunahan İlbars yaptı. Bilimsel danışmanımız değerli bilim insanımız Prof.Dr. Ali Demirsoy’dur. Görüntülerimize benzersiz sesiyle ruh katan anlatıcımız ise Nur Subaşı. Geçtiğimiz Mart ayında kaybettiğimiz değerli sanatçımız Nur Subaşı’nı rahmetle anıyorum. Bunun dışında, eşim Müge Çekiç bana sabır gerektiren bu projede hem fikirsel anlamda, hem de yapım aşamasında çok destek oldu. Ayrıca belgeselimiz için T.C Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü’nden maddi destek aldık.

 

 

 

Cihan Çekiç kimdir?

 

Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde ikinci sınıfta okurken gönüllü olarak TRT İstanbul Televizyonu’nda çalışmaya başladı. TRT’de sekiz yıl boyunca pek çok tecrübeli yapımcıya, yönetmene ve kameramana asistanlık yaptı. Bu süreçte asistanlığını yaptığı ustalarından biri Türkiye’nin ilk doğa belgeselcilerinden Fatih Orbay olunca, doğa belgeselciliğine yönelme fikri de o dönemde oluşmaya başladı. Çeşitli kanallarda, kurguculuk, yapımcılık ve yönetmenlik yaptı. halen Halen NTV kanalında program prodüktörü olarak çalışmakta. “Büyük Şehrin Küçük Sakinleri” belgeseli Cihan Çekiç’in bağımsız olarak hazırladığı bir projedir.



Diğer İçerikler


HASAR Anında Yalnız Değilsiniz!
KANSERE Karşı Başucu Kitabı
Koşuyolu Nostaljisi
Ağaca Ses Veriyor
Her İşin Bir Ustası Var
Günlerimiz Tiyatronun Büyüsüyle Dolsun
Şehir Göçkünleri ile İstanbul dan Datça ya
Çamlıca Kız Lisesi Eski Müdüresi Nevvare Ünsal ile…
Nasıl AKUT lu Olunur
Kendimi İşe Bisikletle Giderken Buldum
Son Süngerci Aksona Mehmet
Tek Başına da Olur
Kişiye özel Tilda bebekler
Kadıköy ün Son Müzikçisi
Kentte Yaşam Göründüğü Gibi Değil!
Kadıköy ün Son Çanta Tamircisi
Eline Sağlık Yalçın Usta

E-Dergi Oku

Kasım - 2018 Yıl : 12 Sayı:66




E-dergimiz, sayfaları çevirerek okuma, paylaşma ve sayfalar üzerindeki logo ve iletişim bilgilerini tıklayarak gezinti yapmanıza olanak sağlıyor.






E-Mail Kayıt

Mail adresinizi kayıt ederek bizlerden haberdar olabilirsiniz...

E-Mail :











Sosyal Medya


Menu


En Son Eklenenler


E-Dergi





ACIBADEM Dergisi 2007 © İkibin7 Medya. Her hakkı saklıdır.

marblingweb