Anasayfa Künye İletişim

Yaşam Eğitim Sağlık Lezzet Gez-Gör Şehir Turu Kent Güzellik Çocuk Dünyası Kültür & Sanat Konuk Başarı Öyküsü
Anasayfa
Hakkımızda
Arşiv (Eski Sayılar)
Editörden
Konuk Yazar
Küçük İş İlanları
Abonelik
Reklam
Künye
İletişim





/ Şehir Turu / Validebağ Korusu Florasında Yeni Bir Keşif

Validebağ Korusu Florasında Yeni Bir Keşif

Okunma : 2340

Validebağ Korusu Florasında Yeni Bir Keşif


KONUK Yazar’ın kaleminden

Validebağ Korusu Florasında Yeni Bir Keşif

Peyzaj Mimarı , Bitki Ressamı Canan ATAY

 

ACIBADEM Dergisi / Haziran-Temmuz 2016 / Sayı:55

 

 

Bu yazının içeriğini oluşturan bitki Validebağ Korusu’ndaki birçok bitkiden sadece biri. Koru ile,  kuş gözlemi için gittiğimde 2011 yılında tanıştım. Asya yakasının bu cennet parçasının içinde, iki sene önce baharda servilerin altında farklı bir ağaççık dikkatimi çekti. Kuş gözlemlerken bitki de gözlemliyorsunuz.  Aslında dikkatimi çeken, tanıdık gibi olan çiçeği ve yaprak yapısıydı. Ama nedense olabilir dediğim bitkilere de tam anlamı ile benzemiyordu. 2014 yılının  erken baharında onu ilk gördüğümde yeni çiçeklerini açmış bir yandan da meyve bağlamıştı. Çiçeği ayvaya benziyordu ama ondan küçüktü. Yaprakları ayvaya benzemiyordu, Japon ayvasına benziyordu, ama çiçekler Japon ayvasından farklı idi. Meyve ise ne ayvaya benziyor ne de Japon ayvasına benziyordu. Japon ayvası desem,dalları dikensizdi Avrupa çınarının gövdesindeki gibi levha yapılı bir gövde görünümü vardı; daha çok asker kamuflajı havasında. Kitaplarımda bulamadım. İnternette aradım bulamadım. Chaenomeles sp. diye kayıt düştük. 

 

 

 

Araya giren işler sonucunda unuttum ve aradan zaman geçti ama her gittiğimde beraber dolaştığım arkadaşıma  gösteriyorum. Şaşırıyoruz ve tam olarak ne olduğunu merak ediyoruz derken bundan birkaç ay önce 2015 yılının Nisan ayında buldum tam adını; Pseudocydonia sinensis.

 

Çin tıbbında kullanılan bir bitki ve park bahçelerde de tavsiye edilen yurt dışında kullanılan bir bitki. Çok eskiden beri bahçelerimizde süs bitkisi olarak kullandığımız Chaenomeles japonica ile akraba ve benzer, Japon ayvası dediğimiz bitkinin meyveleri uzakdoğuda marmelat yapımında kullanılıyor aslında ama bizler pek rağbet etmiyoruz. Bu bitkiyi bulmamı sağlayan da Japon ayvasına olan benzerliği idi. Mehtap Öztekin hocamızla bitkinin bulunuş yerini ve ne olduğunu paylaştım. Onun önerisi ile  daha bilimsel bir siteye baktık ve diğer özelliklerini öğrendik. Bitkinin ne olduğunu bulunca bitki ile ilgili bir çok bilgiye de sahip oluyorsunuz. 

 

E-dergiden okumak için: http://www.acibademdergisi.com/2016/sayi55/index.html#40

 

 

 

 

 

 

Koruya kim dikmiş olabilir?

 

 

Koruya kim dikmiş olabilir ve tam olarak ne  zaman dikilmiş bunları bilemiyoruz. Tahminen 30 sene ve üzeri olabilir yaşı. Validebağ Korusu’nda olması manidar. Sağlık açısından kullanılmak için dikilmiş olabilir mi diye düşünmeden kendini alamıyor insan. İstanbul çevresinde görmedim. Sanırım gelecekte park ve bahçelerde yerini alacaktır. Sonbaharı da güzel baharı da. Gövdesi oldukça hoş. Gözlemlediğim kadarı ile meyvesi Validebağ Korusu’nda tam olgunlaşamıyor ve biraz gölgede kaldığı için açtığı çiçeklerden çok azı meyve bağlayabiliyor. Meyvelerin çoğu da olgunlaşamadan düşüyor. 

 

Koru İstanbul’un en eski erguvanlarından birini de barındırıyor diyebiliriz. Gövdesinin üstündeki yosunların arasından havanın yumuşaklığı yüzünden erken bir zamanda açmış çiçeklerini gördüğümüzde anladık ki ağacın genç dalları eski ve artık kovuklaşmış gövdenin içinden çıkmış. Ağacımız küllerinden yeniden doğmuş desek yalan olmaz. 

 

Koruda bir adet de Pistacia Vera var. Koru Pistacia Atlantica türünün yaşlı bireyleri ile dolu ve onlardan türemiş genç bireyler söz konusu. Bu fıstık ağacı genç bireylerden birinin yanından  çıkmış ve en az 30 senelik. Koru daha önceki bitki türü listesine iki tür daha eklenerek tür zenginliğini büyütmekte. 

 

Validebağ korusu şehrin yaşam kalitesini artıran ve buna doğal yapısı ile katkı koymaya devam eden ülkemizin tarihsel sürecinden bir kesiti barındırması açısından da değerli bir yer ve geleceğe de böyle taşınmasını umuyoruz ki, gelecek nesillerde şehir içindeki bu tarihsel ve doğal süreci tüm güzellikleri ile görebilsinler, içinde yaşayabilsinler.

 

 

 

Chaenomeles sinensis(Dum.Cours)Koenne,synonyms:Pseudocydonia sinensis (Dum.Cours)C.K.Schneid. http://www.theplantlist.org/tpl/record/tro-27807120

http://www.louistheplantgeek.com/a-gardening-journal/1053-pseudocydonia-sinensis

http://www.rarefindnursery.com/index.php/trees-shrubs/pseudocydonia/pseudocydonia-sinensis-chinese-quince.html

 

 

 

Validebağ Korusu’nun  geçmişi

200 yıl öncesine kadar uzanmakta

 

Validebağ Korusu İstanbul’un önemli korularından biri. Önemli tanımlaması kültürel bir peyzaj alanı olması ve bu tanımı içeren zengin bir geçmişi barındırmasının yanı sıra zengin bir flora ve fauna çeşitliliğini de içermesinden kaynaklı.

 

7 binden fazla bitki barındırmaktadır

 

Validebağ Korusu’nun  geçmişi 200 yıl öncesine kadar uzanmakta. 3. Selim’in annesi için yaptırdığı bir bağ köşkü korunun ilk yapısı.  Daha sonra Abdülmecid’e geçen mülkiyet ile devreye anne Bezmialem Valide Sultan giriyor ve arazinin yerli ve yabancı türlerle ağaçlandırılmasını sağlıyor. 1800’lü yılların ortalarında ağaçlandırılmış ve daha sonraki ek bitki dikimleri ile günümüze ulaşmış Validebağ Korusu, içinde 7 binden fazla bitki barındırmaktadır. Anıt ağaçlarda  o yıllardan kalmadır; saplı meşeler, atlantik fıstıkları,çınarlar en az 200 yıllık. 

 

 

Geçmişte içinde av yapılan, atların gezdiği bu yeşil alan kendinden alına alına şimdiki 354.000 m²lik haline kadar küçülmüştür. Cumhuriyet’in ilk yıllarında önce yetim öğrencilere hizmet vermiştir. Daha sonra yatılı mektep olmuş öğretmenlerin kullanımına açılmıştır. Kasr genç Cumhuriyet’in sağlık politikasını oluşturan “kişi sağlığının korunması ve sürdürülmesi devletin halka sağlık götürmesi” anlayışı çerçevesinde verem ile savaşta sanatoryuma dönüştürülmüş, yanı sıra Koru Cumhuriyet’ in erken dönem ekolünün örnek binalarından olan Prevantoryum  binasının yapımı ile önemli bir başka görev olan verem ile savaşı üstlenmiştir. Korudaki meyve ağaçları da o günlerden hediyedir. Verem hastalığı için taze sebze ve meyve önemlidir ve Koru’nun içinde bunlar yetiştirilmekte ve hastalara taze olarak sunulmaktadır. Sütü ve yumurtası da olmak üzere her şey korunun içinde üretilmektedir. Çamlıca’dan araziye giren Kuzey’in serin rüzgarları Sedir ağaçlarının içinden geçip  bol oksijenle ciğerlerine  ilaç olmaktadır prevantoryumda ve sanatoryumda yatan veremlilerin.

 

 

Koru daha sonra bir ara boş kalsa da günümüzde öğretmen huzurevi olarak hizmet vermeye devam etmektedir. En son yapılan peyzaj uygulamaları ile yoğun kullanıma maruz kalmış koru’nun Validebağ Gönüllüleri ve buranın müdavimi çevre halkı sayesinde  hala doğal alanları korunmakta ve bu da zengin olan flora ve fauna yapısını sürdürmesine katkı sağlamaktadır.

 

Dalından armut ve elma, dut, erik ve böğürtlen yiyebilirsiniz

 

Koru farklı  eğim değerlerini içermesi sebebi ile ondüleli bir yapıya sahiptir. Bu yapı farklı bakılar oluşturmakta, bu da koru içinde çeşitli mikro klima alanları yaratmaktadır. Kelebek, kuş ve bitki çeşitliliğini destekleyen bu yapı koruyu gezenleri şehrin gürültüsünden, keşmekeşinden kurtarmaktadır. Eğer uygun zamanda gitmişseniz dalından armut ve elma, dut, erik ve böğürtlen yiyebileceğiniz doğal bir alanda gezer bulursunuz kendinizi. İçinde taşıt gezmeyen ve gezmemesi gereken bu alan anıt ağaçları ile huzur verir.

 

 

 

"Geçmiş hikayeleri sırtınızı dayadığınız ağaçların dilinden dinlersiniz farkında olmadan. Çok insanın eli değmiştir o ağaçlara ve gelecekte de değecektir. Kuşların göç yolu üstünde olan bu şehirde onların dinlenme ve barınma hatta bir kısmının üreme alanıdır şimdiki doğal hali ile koru.

 

2015 baharında ne zamandır üstünden geçip giden leylekler tarafından yıllar sonra yine dinlenme amaçlı kullanıldı koru. Seneler sonra meydana gelen bu durum sevinç yarattı  ama şunu da düşündürdü; İstanbul’da nerede ise tüm açık alanlar bina doldu, göç eden hem ötücü kuşların hem geniş kanatlı kuşların dinlenme ve barınma alanları yok oluyor ve bu yok oluşun hızı artmış durumda. Çevre baskısından buraya artık inemeyen leylekler bekli de mecburen bir iniş gerçekleştirdiler, yorgunluklarını atmak ve yola devam edebilmek, beslenmek için."



Diğer İçerikler


Kadıköy Nostaljisi Eski Plajlar ve Yazlık Sinemalar
Erguvan Turuna Çıkmanın Tam Zamanı
KADIKÖY’DE ESKİ RAMAZANLAR
Eczacı Necip Akar ın adı Acıbadem de yaşıyor
Cerrah Saliha nın adı Acıbadem de yaşıyor
Doğancı Sokak ve Nişan Taşı
Kısa Bir İlham Molası
Acıbadem de Köçeoğlu Köşkleri

E-Dergi Oku

Şubat-Mart - 2019 Yıl : 13 Sayı:67




E-dergimiz, sayfaları çevirerek okuma, paylaşma ve sayfalar üzerindeki logo ve iletişim bilgilerini tıklayarak gezinti yapmanıza olanak sağlıyor.






E-Mail Kayıt

Mail adresinizi kayıt ederek bizlerden haberdar olabilirsiniz...

E-Mail :











Sosyal Medya


Menu


En Son Eklenenler


E-Dergi





ACIBADEM Dergisi 2007 © İkibin7 Medya. Her hakkı saklıdır.

marblingweb