Anasayfa Künye İletişim

Yaşam Eğitim Sağlık Lezzet Gez-Gör Şehir Turu Kent Güzellik Çocuk Dünyası Kültür & Sanat Konuk Başarı Öyküsü
Anasayfa
Hakkımızda
Arşiv (Eski Sayılar)
Editörden
Konuk Yazar
Küçük İş İlanları
Abonelik
Reklam
Künye
İletişim





/ Kültür & Sanat / Masalsı Renklerin ve Çizgilerin Ustası Gülçin Anmaç ile

Masalsı Renklerin ve Çizgilerin Ustası Gülçin Anmaç ile

Okunma : 1917

Masalsı Renklerin ve Çizgilerin Ustası Gülçin Anmaç ile


Masalsı renklerin ve çizgilerin ustası 

Minyatür Sanatçısı Gülçin Anmaç ile…

 

Bir değil, birden çok öyküyü anlatıyor onun fırçası. Renkler, kuşlar, sular, şehirler, köprüler,  kiraz bahçeleri, flamingolar, Ferhat ile Şirinler masalsı bir tatla yeniden can buluyor, sanki şifa niyetine…

Gülçin Anmaç’ın renkleri yaşadığımız şu zor günlerde, sizce de iyi gelmiyor mu yüreklere?

 

 

Size neler esin kaynağı oluyor? Neleri resmediyorsunuz? 

Gönlümde yapmak istediğim birçok konu ve gerçekleşmeyi bekleyen sayısız eskizim var. Doğa ve hayvanları çalışmayı çok seviyorum, beni mutlu kılıyor. Merhum Nusret Çolpan hocamın geleneğinin takipçisi olarak şehir kurgusunu çalışmak heyecan vericidir. Merkezinde insan olan efsaneler, aşk hikayeleri çok keyiflidir ve minyatürün masalsı dünyasına çok yakışır. Belgeseller için bir konunun bir çok unsurunu ve hikayesini resmettiğim minyatür serilerim vardır. Yani bazen okuduğum bir kitap, bazen talep edilen bir konu, bazen hayranı olduğum tarihi bir kişinin hayat hikayesi, sahip olduğumuz mimari ve doğal zenginliklerimizin her biri ilham kaynağıdır benim için.

 

 

“Hissettiklerim fırçanın ucundan dökülmek için beni bekler”

 

 

Benim hayat sığınağım ve kimsenin ulaşamadığı tamamen kendimle kaldığım alanımdır minyatür sanatı. Orada hayallerim, hallerim, hissettiklerim fırçanın ucundan dökülmek için beni bekler. Şifa gibidir sanat, bu yönüyle baktığınız zaman ve dönüşü farklı oluyor size, yoksa yeri geldiğinde çok az uyuyarak onlarca saat çalışmayı kaldıramazsınız. Her zaman söylüyorum modern hayat yorucu, hoyrat, ruhumuz için fazla hızlı ve sorumluluklarımız çok fazla. Bu stresi başka bir alan ile dengelemek gerekir, sanat çok iyi bir denge unsurudur, kendinize dönmenizi, yavaşlamanızı ve farklı bir alan oluşturmanızı sağlar.

 

E dergiden okumak için: http://www.acibademdergisi.com/2016/sayi53/index.html#40

 

Minyatür hayallere ve özgünlüğe ne kadar izin veriyor? Minyatürde sadece Osmanlı teması mı kullanılır? 

Minyatür sanatının kurgusu birçok hikayeyi bir tablo içerisinde anlatma olanağı verdiği için beni cezbediyor. Ben hikayeleri anlatmayı ve bir kerede bir çok hikayeyi veya bir hikayenin birçok farklı aşamasını göstermeyi seviyorum ve bu sadece minyatürde mümkündür. Özgün minyatür yapmak için ne yaptığınızın ve nasıl yapacağınızın bilincinde olmak gerekir. 

 

 

 

“Üretenler bilir, üretebilmek için farklı bir düzlemde yaşıyorsunuz, örneğin hiç televizyon izlememek, zaman tüketimi konusunda çok hassas olmak gibi. Ben sosyal antropoloğum, yüksek lisansım ve tez konum ise kültür varlıklarının korunması üzerine. 

Ben kültür bilimci hassasiyeti ile bakıyorum sanatlarımıza ve binlerce yılda gelen zengin sanat birikiminin, tekniklerinin, geleneğinin devamlılığını çok önemsiyorum. Yurtdışına gittiğim zaman fark ediyorum ki, sizi tanımak isteyenler yaptığınız sanat modern olsa sizinle o kadar ilgilenmez zaten kendisi bunu fazlasıyla iyi yapıyor. Ama binlerce yıllık birikimi yansıtan işler yaptığınızda karşılaştığımız heyecan ve kabul ediliş bambaşka. Hemen bir iletişim ve bilgilenme isteği doğuyor. Ben bu toprakların zengin kültürünün temsilcisi olmaktan her zaman onur duymuşumdur.” 

 

 

 

“Koleksiyonluk iş ürettiğini söyleyenler bir süre sonra iyi bir kopyacıymış diye anılır olacak.”

 

 

Tabii ki sadece geçmiş temalar kullanılmaz, bu kolaycılık olduğu için ticari yaklaşanlarda eski dönemi çalışmak eğilimi vardır. Örneğin Osmanlı döneminden kalan bir kostüm kitabından figürleri yeniden renklendirerek, Bellini’nin eskiz defterinden ya da Babür döneminden aldığınız bir figüre bir iki unsur ekleyerek, şehrin bilinen bir mekanına kolaj mantığı ile ilaveler yaparak, gravürleri veya eski haritaları renklendirerek çok kolay yeni bir minyatür yapmış gibi hissedebilirsiniz. Ama özgün olmaz bu iş, kopya olur ve zanaatını gösterdiği bir alan yaratır sadece boyayanına. Yeni bir şeyler söylemek değildir bu sanat adına, eskinin yaptığının kopyacısı olmaktır, kimse anlamaz diye düşünebilir yapan ama eninde sonunda anlaşılır. Bu yüzden zaman herkesin gerçek değerini gösterecek diyoruz, mesela şu an koleksiyonluk iş ürettiğini söyleyenler bir süre sonra iyi bir kopyacıymış diye anılır olacak.

 

Yaptığınız yeni işler, doğaçlama çalışmalar kabul görüyor mu?

Ben yeni bir şeyler denerken sonucunu yorumlayamam, bunu izleyenler yapabilir. Bir yönüyle içe dönerek oluşturduğum dünya dışarıya aksederken sonucu bilemem, bazen düşündüğümden hoş, bazen beklediğimden daha zayıf sonuçlar meydana gelir. Benim samimiyetle paylaştığım bu denemeler yine sanatseverlerde samimiyet, kendine yakın hissetme olarak karşılığını buluyor. Biliyoruz ki bu konuya ilgi duyan bilinçli sanatseverler, sayısız tekrar ve birbirine benzeyen kopya işlerden bunaldılar. Dolayısıyla özgün olan her işi büyük bir içtenlikle ve heyecanla karşılıyorlar.

 

 

Vuslat’ta neyi anlatmaya çalıştınız?

 

“Minyatür bir kitabı tek bir tabloda anlatabilme rahatlığı verir”

 

Vuslat uzun bir ayrılıktan sonra kavuşmaktır. Ferhat ile Şirin hikayesine çok yakıştırdığım bir kelime oldu. Ferhat’ın Şirin’e kavuşmak için şart koşulan, şehre su getirmesi ve bunun için dağları delme çabası, Şirin’in öldüğü yalanının söylenmesi ile ölmesi, ölmeden kayalara son kez vurduğu darbe ile şehre suyun gelmesi ve sevdiğinin ölümünü duyan Şirin’in kendini kayalıklardan bırakması aynı tablo içerisinde anlatılmaktadır. İki aşığın kavuşması yani vuslatı ahirete kalıyor ve aynı zamanda şehrin su ile kavuşması gerçekleşiyor. Minyatür masalsı bir dünyadır benim için ve bu hikayeleri, bazen bir kitabı tek bir tabloda anlatabilme rahatlığı verir. Tabii bunu çizgiye yansıtmak, matematiğini, mantığını anlamak hiç kolay değildir.

 

 

Bir çok öğrenci yetiştiren Gülçin Anmaç, minyatür sanatı ile ilgili derslerine, Beşiktaş Kültür Konseyi’nde, Üsküdar Balaban Tekkesi Kültür Evi’nde ve kendi atölyesinde devam ediyor. Bugüne kadar pek çok sergiye imza atan sanatçı, bu defa Kadıköy Bahariye’deki Mor Kaftan Sanat Galerisi’nde sanatseverlerin karşısına çıkıyor. Sergi 5 Mart’a  kadar gezilebilir.

 



Diğer İçerikler


NÜKHET EREN’le Yaratıcı Yazarlık Atölyesi’nde Edebiyat Buluşmaları
Zet.com’daki Özgün Tasarımlar 23-24 Mayıs’ta, Nar Loft’ta Görücüye Çıkacak.
Acıbadem Gönüllü Evi Kursiyerlerinden El Sanatları ve Resim Sergisi
Tülin Dizdaroğlu’ndan “Anadolu Kadını Güncesi”
kadınlaryaşasındiye SAHNEDE!
MÜGSF’den “Yerellik ve Evrensel Söylemler” Sergisi
Cevher sergisi devam ediyor
Festival Beyoğlu na Hayat Veriyor
Karaman ın Kuşları İstanbul a Geliyor
Bu Tablolar Geçmişi Aydınlatıyor
Acıbadem e Sevgi Ağacı Örecekler
Sanatseverler Neta Art Güzel Sanatlar da buluşuyorlar
Yaz Dönemi Sanat Kursları Devam Ediyor...
Bir Semte Adını Veren Fabrika: Bomonti
Haldun Taner Müze Evi Açıldı
Validebağ Korusu “Prevantoryum” adlı sergiye konu oluyor
İstanbul da Deniz Sefası
KADIKÖY TİYATRO FESTİVALİ BAŞLIYOR
İnsan niye resim yapar?

E-Dergi Oku

Kasım - 2018 Yıl : 12 Sayı:66




E-dergimiz, sayfaları çevirerek okuma, paylaşma ve sayfalar üzerindeki logo ve iletişim bilgilerini tıklayarak gezinti yapmanıza olanak sağlıyor.






E-Mail Kayıt

Mail adresinizi kayıt ederek bizlerden haberdar olabilirsiniz...

E-Mail :











Sosyal Medya


Menu


En Son Eklenenler


E-Dergi





ACIBADEM Dergisi 2007 © İkibin7 Medya. Her hakkı saklıdır.

marblingweb