Anasayfa Künye İletişim

Yaşam Eğitim Sağlık Lezzet Gez-Gör Şehir Turu Kent Güzellik Çocuk Dünyası Kültür & Sanat Konuk Başarı Öyküsü
Anasayfa
Hakkımızda
Arşiv (Eski Sayılar)
Editörden
Konuk Yazar
Küçük İş İlanları
Abonelik
Reklam
Künye
İletişim





/ Konuk / Koşuyolu Nostaljisi

Koşuyolu Nostaljisi

Okunma : 1372

Koşuyolu Nostaljisi


 

Bisiklet Ustası Mehmet Ali Kayaküçük’le 1980’li yıllar

Koşuyolu Nostaljisi

 

 

Şehrimiz baş döndürücü bir hızla değişiyor ve artık değişene değil, değişmeyenlere olan ilgi ve merak daha da artıyor. Çok yakınımızda Koşuyolu’nda yapıldığı günden bu yana hiç değişmeyen bir eve konuk olduk ve Koşuyolu’nun İstanbul’un kafeteryası olmak dışında, semtin kendine has eski yapısını gösterelim istedik.

 

Konuk olduğumuz ev, 1951-1953 yılları arasında Belediye Evleri olarak inşa edilmiş olan Koşuyolu Caddesi’ndeki 116 numara. Koşuyolu’nun bisikleti ustası Rahmetli Abdullah Kayaküçük’e ait bu iki katlı evde halen ailesi oturmaya devam ediyor. Baba mesleğini halen aynı yerde devam ettiren evin oğlu, Bisiklet Ustası Mehmet Ali Kayaküçük ile çocukluğundaki Koşuyolu’nu konuştuk.

 

E-Dergiden okumak için:  http://www.acibademdergisi.com/new/e-dergi/index.html#42

 

“Bu işi yapmıyor olsa idim, kesinlikle burada oturmazdım”

 

İşletme mezunu olan Mehmet Bey, evinin hemen altında Master Bisiklet adıyla, bisiklet satış,  tamir, bakım, aksesuar ve yedek parça işleri ile uğraşıyor. Ortama uyum sağlamış kediler Menekşe ve Mandalina da ustaya eşlik ediyorlar. Usta, babadan kalma mesleği devam ettirdiğini söylerken; Bu işi yapmıyor olsa idim, kesinlikle burada oturmazdım. Buraların eski tadı kalmadı artık. Park sorunu yüzünden arabamı bile çıkartamıyorum. Eğlence ve yeme, içme mekanlarının çoğalması, trafiğin artması ile yaşam bunaltıcı düzeye geldi. Koşuyolu’nun biraz rahatlatılması lazım.” diyor ve çok değil 1980’li yıllardaki çocukluk yıllarını anlatmaya devam ediyor.

 

“Uzay Pastanesi açıldığında bayram etmiştik”

 

“Rahmetli babam bu evi 1965 yılında 40 bin liraya almış. Evin ikinci sahibiyiz biz. Babam asker emeklisi idi. Bisiklet işi onun için bir hobi idi. Benimse işim oldu.

 

Çocukluğumun geçtiği 1980’li yıllarda Koşuyolu çok samimi bir mahalle idi. Kendine göre küçük esnafları vardı. İlk açılan Pastane Uzay Pastanesi idi. Açıldığında hepimiz bayram etmiştik. Şimdiki Kardeşler Kebab’ın olduğu yerde idi. Hemen karşısında Alkım Pastanesi’nin olduğu yer de lahmacuncu idi. Direkli Çarşı ise Koşuyolu’nun vazgeçilmezi idi. Kasap Ali Amca, Sera Pastanesi, Çağrı Kırtasiye, ayakkabıcı, tüpçü ve bakkal vardı. Şimdi eskilerden sadece Sera Pastanesi kaldı.

 

O yıllarda kaldırım bile yoktu. Evlerin bahçeleri, şimdiki kaldırımların olduğu yere kadar uzanırdı. Tam karşımızdaki hastane ise (Eski Koşuyolu Kalp Hastanesi) Astım Hastanesi idi.

 

Siteler henüz yoktu. Çamlık Sitesi’nin olduğu yer bahçelikti ve burada Fazıl Beyler’in köşkü vardı. O yıllarda herkesin evinde telefon olmadığı için, annemler telefon etmeye Fazıl Beyler’e giderlerdi. Emlak Bankası Konutları’nın olduğu yer ise Kavala’nın bahçesi idi. İçinde de köşkü vardı. Bahçelerden erik aşırır, bekçiler tarafından kovalanırdık. Koşuyolu’nun ilk sitelerinden biri olan, Sabancı Sitesi’nin olduğu yerde kışın kızak kaymaya giderdik. 

 

Şimdiki Yeşil Fırın, o zamanlar aşağı fırın, mahalle evinin olduğu yerde ise simit fırını vardı ve o da yukarı fırın olarak anılırdı. Çok kendi halinde, komşuluk ilişkilerinin sıkı fıkı olduğu bir yer olduğu için, yazın cam kapı kapanmazdı.

 

Şirketler gelmeye başladıkça dokusu değişti, değer kazandı

 

Buraya ilk gelen şirket Anel idi. Hemen bizim binanın hizasında idi. O zaman hayretle karşılanmıştı. Şirket olur mu burada diye. Sonra diğeri, bir diğeri derken şimdi konut olarak kullanılan binalar şirketlere teslim oldu. Şirketler geldikçe de değeri arttı. 

 

Koşuyolu’nda artık durdurulamaz bir değişim var. Müşterilerimin bile daha çok başka semtlerden geldiğini söyleyebilirim. Çocuklar bilgisayar ve tabletlere esir düştükleri için bisikletle çok ilgileri kalmasa da, yetişkinlerde tam tersi artan bir ilgi var.

 

Ve yine söylüyorum; “Bu işi yapmasam kesinlikle Koşuyolu’nda oturmazdım. ” 

 

 

 

 



Diğer İçerikler


HASAR Anında Yalnız Değilsiniz!
KANSERE Karşı Başucu Kitabı
Ağaca Ses Veriyor
Her İşin Bir Ustası Var
Günlerimiz Tiyatronun Büyüsüyle Dolsun
Şehir Göçkünleri ile İstanbul dan Datça ya
Çamlıca Kız Lisesi Eski Müdüresi Nevvare Ünsal ile…
Nasıl AKUT lu Olunur
Kendimi İşe Bisikletle Giderken Buldum
Son Süngerci Aksona Mehmet
Tek Başına da Olur
Kişiye özel Tilda bebekler
Kadıköy ün Son Müzikçisi
Kentte Yaşam Göründüğü Gibi Değil!
Validebağ da Büyük Şehrin Küçük Sakinleri
Kadıköy ün Son Çanta Tamircisi
Eline Sağlık Yalçın Usta

E-Dergi Oku

Şubat-Mart - 2019 Yıl : 13 Sayı:67




E-dergimiz, sayfaları çevirerek okuma, paylaşma ve sayfalar üzerindeki logo ve iletişim bilgilerini tıklayarak gezinti yapmanıza olanak sağlıyor.






E-Mail Kayıt

Mail adresinizi kayıt ederek bizlerden haberdar olabilirsiniz...

E-Mail :











Sosyal Medya


Menu


En Son Eklenenler


E-Dergi





ACIBADEM Dergisi 2007 © İkibin7 Medya. Her hakkı saklıdır.

marblingweb