Anasayfa Künye İletişim

Yaşam Eğitim Sağlık Lezzet Gez-Gör Şehir Turu Kent Güzellik Çocuk Dünyası Kültür & Sanat Konuk Başarı Öyküsü
Anasayfa
Hakkımızda
Arşiv (Eski Sayılar)
Editörden
Konuk Yazar
Küçük İş İlanları
Abonelik
Reklam
Künye
İletişim





/ Konuk / Günlerimiz Tiyatronun Büyüsüyle Dolsun

Günlerimiz Tiyatronun Büyüsüyle Dolsun

Okunma : 1089

Günlerimiz Tiyatronun Büyüsüyle Dolsun


 

Tiyatrocu Binnur Şerbetçioğlu ile;

“Günlerimiz Tiyatronun Büyüsüyle Dolsun. Perdeler Alkıştan Yıkılsın”

 

Televizyonlardan olduğu kadar, tiyatro sahnelerinden tanıdığımız sevilen oyuncular Tarık ve Binnur Şerbetçioğlu çifti, birlikte kurdukları İstanbul Kumpanyası ile seyircinin karşısına çıkmaya devam ediyorlar. Merkezi Koşuyolu’nda olan İstanbul Kumpanyası, sezon boyunca çocuk ve yetişkinler için sevilen oyunlarını sahnelemenin yanı sıra, oyuncu olmak isteyen gençlere yönelik atölye çalışmaları da yapıyorlar. Bir özel tiyatro olarak, en büyük hayalleri, oyunlarını kendi bünyelerinde sahneleyebilecekleri bir salona sahip olabilmek.

 

Yetişkinler için olduğu kadar, geleceğin seyircilerini yetiştirmek için de, çocuk oyunlarına maksimum özen gösterdiklerini söyleyen Binnur Şerbetçioğlu, bir çocuk müzikali, hatta gençlik müzikali olarak Pollyanna’yı güçlü bir kadroyla ve geniş imkanlarla müzikal olarak sahnelemek istediklerini belirtti.

 

Türk tiyatro ve televizyonlarına uzun yıllardır emek veren oyuncu ve sanat yönetmeni Binnur Şerbetçioğlu sorularımızı yanıtladı.

 

Yıllardır şehir tiyatrolarına emek verdiniz. Şimdi ise kendi tiyatronuzda çalışmalarınızı yürütüyorsunuz. İstanbul Kumpanyası olarak neler yapıyorsunuz?

 

İstanbul Kumpanyası’nı 2012 yılında kurduk. Çocuk ve yetişkin oyunlarının yanı sıra, bu yıl açtığımız Koşuyolu’nda bulunan sanat merkezinde “Tiyatro Eğitim Atölyesi” çalışmaları da yapmaktayız. Bir repertuar tiyatrosu olarak, Türkiye’nin her yerinde “Herkese, Her Yerde Tiyatro” sloganıyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

 

Yeni sezonda hangi oyunlar yer alıyor?

 

Geçen sezondan devam eden “Karman Çorman”, “Aşk ve Ayak Parmakları”, “Ayyar Hamza” adlı yetişkin oyunlarımıza bu yıl Gerard Lauzier’in yazdığı ve Gencay Gürün’ün dilimize kazandırdığı, Tarık Şerbetçioğlu’nun yönettiği “Kapı Çarptı” adlı komedi oyununun yanı sıra benim (Binnur Şerbetçioğlu’nun) yazdığım ve yönettiğim “Numan nokta net” adlı oyunu da ekliyoruz.

Çocuk tiyatrosuna özel önem veren kumpanyamız, geçen sezondan devam eden 6 çocuk oyunumuza, bu yıl Tarık Şerbetçioğlu’nun yazdığı ve yönettiği “Karga ile Tilki” ve benim (Binnur Şerbetçioğlu’nun) yazdığım ve yönettiğim “Deniz kızı Lulu ile Blu Glu” adlı oyunları ekledi.

 

 

Karman Çorman Claude Magnier’in yazdığı ve Asude Zeybekoğlu’nun dilimize kazandırdığı “Oscar” adlı oyundan Tarık Şerbetçioğlu’nun uyarlayıp yönettiği çok eğlenceli bir komedi oyunu. Bu sene 4. sezonu hala yoğun bir ilgiyle izleniyor. Binnur Şerbetçioğlu bu yıl oyundaki rolüyle  Aliağa Tiyatro Festivali’nde “Yaşam Boyu Emek Ödülü” aldı. Aynı zamanda Ömer Gecü “Lions Tiyatro” ödüllerinde “En İyi Erkek Oyuncu” ödülünü  kazandı.

 

Oyunculuk kadar, eğitimci yönünüz de var. Oyuncu olma isteyenler için neler yapıyorsunuz?

 

Pazartesi-Çarşamba-Cuma günleri saat 19:00- 22:00 arası olmak üzere haftada 9 saatlik bir atölye çalışmamız bu ay başlıyor. Bir tiyatro olarak bu atölye çalışmaları yoluyla alt yapıdan oyuncu yetiştirmek amacındayız. Her yıl sınav açarak yeni mezun gençleri kadromuza dahil ediyor ve onlara bir istihdam alanı yaratıyoruz. Ayrıca sanat merkezimizde hafta sonları çocuklar için yaratıcı drama çalışmalarımız devam etmekte.

 

 

Özel tiyatro yapmak zor olmalı. Tiyatrocu bir çift olarak yaşadığınız dünyadan memnun musunuz? Tiyatroda sizi yoran noktalar nelerdir?

 

24 saatimizi dolu dolu tiyatro ile yaşıyoruz

 

Ben 2014 yazında Şehir Tiyatrosu’ndan emekli oldum. Şimdi zamanımın çoğunu,  İstanbul Kumpanya’sındaki çalışmalarla geçirmekteyim. Eşim Tarık Şerbetçioğlu ise, halen Şehir Tiyatrosu’nda Cibali Karakolu adlı oyunda oynuyor. Biz 24 saatimizi dolu dolu tiyatro ile yaşıyoruz. Aynı zamanda ailemize de vakit ayırabiliyoruz. Klasik bir söylem ama gerçekten, tiyatro bizim yaşam biçimimiz. İstanbul Kumpanyası bir aile tiyatrosu. Kurucularımızdan, oyuncu, yönetmen ve kumpanyamızın müdürü Ömer Gecü ile birlikte, hem oyuncu, hem eğitimci, hem işçi, hem ofis elemanı yeri geldiğin de koreograf, yeri geldiğin de dekor ve kostüm tasarımcısı, yani mutfak neyi gerektiriyorsa biz orada oluyor ve çalışıyoruz. Üçlü bir saç ayağı, beyin takımıyız. Sanat yönetmenliğini Binnur Şerbetçioğlu  olarak ben üstleniyorum. Yorgunluk var mı; tabi içinde bulunduğumuz, yaşadığımız zor günler! Ülkemiz de ve dünyada da hep barış olsun istiyoruz. Ama zor zamanları da sanatla aşacağımızı biliyoruz. 

 

 

Kadıköy seyircisini nasıl buluyorsunuz?

 

“Kadıköy’de beğenilen oyunlar üretebilmek çok kolay değil”

 

Kadıköy bizim yuvamız. Biz merkezi Koşuyolu’nda olan bir kumpanyayız. Aynı zamanda Koşuyolu’nda oturuyoruz. Kadıköy de sanatsever, seçici, titiz bir tiyatro seyircisi var. Sürekliliği olan, beğeni düzeyi yüksek bir kitle. Kadıköy’de beğenilen oyunlar üretebilmek çok kolay değil, onun için daha iyi olmak zorundasınız. 

 

Son gelinen noktada, televizyonlar Türk izleyicisinin kültürel ve eğlence ihtiyaçlarını karşılayamaz hale geldi diyebiliriz. Bu nedenle tiyatroya olan ihtiyacın yeniden belirginleşmeye başladığını söyleyebilir miyiz? Tiyatroya olan ilgide gözle görülür bir değişiklik var mı?

 

“Şu an televizyon kanallarının güttüğü politika tiyatroya hizmet ediyor. İnternet üzerinden bilet satışı olanağı seyircilerin tiyatrolara ulaşmasını kolaylaştırdı.”

 

Muhakkak var. Çok haklısınız; bir zamanlar televizyon, tiyatro seyircisini yok etti söylemi bitti. Kültürel ihtiyaç, kanalların güttüğü politika, şu an tiyatroya, operaya, baleye yani yüksek sanata hizmet ediyor. Tiyatronun kemikleşmiş bir seyirci kitlesi hep var. Biz bunu şehir tiyatrosu olsun, devlet tiyatrosu olsun zaten yaşıyoruz, yani ödenekli tiyatrolarda… Özel tiyatrolara gelecek olursak da biz İstanbul Kumpanyası olarak bunu yakinen yaşıyoruz, artık seyirci alternatif aramaya başladı, zoru başardığımızın farkında, kıymetin yanındalar. Bu da bizi çok mutlu ediyor. Metropolde yaşamanın zorlukları olduğu kadar yaşamı kolaylaştıran taraflarını da göz ardı etmeyelim. İnternet üzerinden bilet satışı olanağı seyircilerin tiyatrolara ulaşmasını kolaylaştırdı. Tiyatro hep var olmuş, hep de var olacak, çünkü seyirci hep var olmuş, hep de var olsun…

 

Koşuyolu Mahalle Evi’ndeki tiyatro çalışmalarınız devam ediyor mu?

 

Koşuyolu Mahalle evinde tamamen gönüllülük esasıyla 8 yılı tamamladık. Bu sene 9. Senemiz çalışmalar devam ediyor. Her Çarşamba 10:30-13:00 saatleri arasında 40 kişilik bir grupla keyifle çalışmaya ve bilgi birikimlerimizi aktarmaya devam ediyoruz.

 

Seyirciye vermek istediğiniz mesajınız var mı?

 

Bize bu fırsatı verdiğiniz için, çok teşekkür ederiz. Günlerimiz tiyatronun büyüsüyle dolsun. Perdeler alkıştan yıkılsın. Sevgilerimizle…



Diğer İçerikler


HASAR Anında Yalnız Değilsiniz!
KANSERE Karşı Başucu Kitabı
Koşuyolu Nostaljisi
Ağaca Ses Veriyor
Her İşin Bir Ustası Var
Şehir Göçkünleri ile İstanbul dan Datça ya
Çamlıca Kız Lisesi Eski Müdüresi Nevvare Ünsal ile…
Nasıl AKUT lu Olunur
Kendimi İşe Bisikletle Giderken Buldum
Son Süngerci Aksona Mehmet
Tek Başına da Olur
Kişiye özel Tilda bebekler

E-Dergi Oku

Eylül-2017 Yıl : 11 Sayı:61




E-dergimiz, sayfaları çevirerek okuma, paylaşma ve sayfalar üzerindeki logo ve iletişim bilgilerini tıklayarak gezinti yapmanıza olanak sağlıyor.






E-Mail Kayıt

Mail adresinizi kayıt ederek bizlerden haberdar olabilirsiniz...

E-Mail :









Sosyal Medya


Menu


En Son Eklenenler


E-Dergi





ACIBADEM Dergisi 2007 © İkibin7 Medya. Her hakkı saklıdır.

absmiddle