Anasayfa Künye İletişim

Yaşam Eğitim Sağlık Lezzet Gez-Gör Şehir Turu Kent Güzellik Çocuk Dünyası Kültür & Sanat Konuk Başarı Öyküsü
Anasayfa
Hakkımızda
Arşiv (Eski Sayılar)
Editörden
Konuk Yazar
Küçük İş İlanları
Abonelik
Reklam
Künye
İletişim





/ Gez-Gör / İstifa Dilekçelerini Verip, Dünya Turuna Çıktılar

İstifa Dilekçelerini Verip, Dünya Turuna Çıktılar

Okunma : 2056

İstifa Dilekçelerini Verip, Dünya Turuna Çıktılar


 

İki kadın bir dünya:  Ferda Tangüner ve Banu Tunçer ile.

 

ACIBADEM Dergisi / Röp: Nalan FİDAN / EYLÜL 2016 / Sayı: 56

İstifa dilekçelerini verip dünya turuna çıktılar

16 ülke ile 100’den fazla şehir gezdiler.

 

“Yolculuğumuz Çin’den Brezilya’ya 11 ay boyunca devam etti.”

 

 

Yolculuğumuz Şangay/Çin'den başladı ve Rio/Brezilya'da 11 ay sonra son buldu. Asya ve Güney Amerika'yı kapsayan seyahatimizde 16 ülke 100den fazla şehir gezdik. Seyahat ederken çoğunlukla kara yolunu kullandık. Trenler ve otobüsler evimiz gibi olmuştu. Mecbur olmadıkça uçak kullanmadık. Otobüs olarak da standardı yüksek turist otobüslerini değil halkın kullandığı yerel markaları tercih ettik. Bindiğimiz hemen hemen her toplu taşımada tek turist biz oluyorduk.

 

E-dergiden okumak için: 

http://www.acibademdergisi.com/2016/sayi56/index.html#22

http://www.acibademdergisi.com/2016/sayi56/index.html#24

 

 

“Nepal’de yaptığımız 8000 metrenin üzerindeki trekking parkuru eşsiz bir deneyimdi.”

 

En çok nerede olmak mutlu etti sizleri? En uzun nerede kaldınız?

 

Yolda olma hali her şekilde çok güzeldi. Her gittiğimiz yerde büyülenecek bir şeyler bulduk. Hepsi ayrı ayrı çok kıymetli deneyimlerdi bizim için ancak Nepal'de Everest Ana Kampı'na doğru yaptığımız toplamda 11 gün süren trekking sanırım bizim için en büyülü zamanlardı. İkimizde doğada olmayı çok seviyoruz. 8000m'in üzerindeki görkemli dağ manzaraları eşliğinde günlerce yürüdüğümüz trekking parkuru, 5850 m'lik zirve çıkışımız ile Nepal bizim için eşsiz bir deneyimdi.  4000 m deki Tengboche köyünde, bulutların üzerinde muhteşem manzaraya karşı içtiğimiz çayın tadı hala damağımızdadır. Genelde her bir ülkede 1 ay civarında kaldık diyebiliriz. 

 

Chukung Ri Zirvesi (5833m) /Nepal

 

 

“İki kadın bir dünya” yolculuğu nasıl başladı? 

 

 

Tanışıklığımız 14 yıl öncesine, İTÜ de okuduğumuz döneme dayanıyor. İkimiz de seyahat etmeyi ve farklı yerlere gitmeyi seviyorduk. Çalışmaya başladıktan sonra kısıtlı zamanlarımızda sadece kısa Avrupa seyahatleri yapar olmuştuk, artık daha uzaklara gitme vakti gelmişti. "Bir bayram tatilinde Japonya'ya mı gitsek" diye başlayan telefon konuşmasında, biletler ne kadar ki? Kaç gün kalacağız? Peki oraya gitmişken, Güney Kore'ye gitmeyecek miyiz? derken aniden dünya turuna dönüştü seyahat planımız. Başta biz de inanmakta zorlandık. Gerçekten istifa edip bir yıl gidebilir miyiz diye düşünürken, gezginlerin anılarını okudukça fikre alışmaya başladık. 6 ay gibi kısa bir sürede tüm planımızı detaylandırmış, rotamızı çıkarmış ve istifa dilekçelerimizi vermiştik. Tabii ikimiz için de bu hikayenin geçmişi çok daha eski. Bir gün istifa edip uzun süre seyahat etmek hayalimiz hep vardı.

 

 

Dünyanın bir ucunda iki kadın olmak zor muydu? Pişman olduğunuz anlarınız oldu mu?

 

 

Yoldayken kadın olmanın zorluğunu hemen hemen hiç hissetmedik aslında. Farklı bir muameleyle de tatsız olaylarla da karşılaşmadık. Endonezya'da bir yük gemisiyle, tır şoförleri ve gemi mürettabatıyla 13 saat geçirdiğimiz bir yolculuğu saymazsak hiç endişelenmedik bile diyebiliriz. Maalesef gezdiğimiz yerler arasında kadın olmanın zorluğunu en çok kendi ülkemizde yaşadığımızı farkettik. Yola çıktığımıza 1 gün bile pişman olmadık bu konuda çok netiz.

 

 

“En büyük aksilik Banu’nun çantasının Vietnam’da çalınmasıydı.”

 

 

Hiçbir şey fotoğraflarda göründüğü gibi kolay değildi aslında. Gecenin bir yarısı sokakta kaldığımız da oldu, tren istasyonlarında uyuduğumuz da. Parasız kalıp günlerce aynı şeyi yemek zorunda kaldığımız da çok oldu. Ama başımıza gelen en büyük aksilik Banu’nun çantasının Vietnam’da çalınmasıydı. Çantanın içinde pasaportu da olunca işler düşündüğümüzden çok daha karmaşık hale geldi. Bir ay süren tatsız bir dönem başladı. Banu Türkiye’ye dönüp yeniden pasaport çıkarmak zorunda kaldı. Maddi manevi yıprandık bu süreçte ancak bir kez bile acaba bu noktada bıraksak mı demedik. Tüm gezimiz sırasında hiç “yeter ya, dönelim artık” demedik ancak bir çok defa “gerçekten dönecek miyiz ya” dedik. Kısacası pişman değiliz yine olsa yine yaparız.

 

Dünyanın en büyük tuz düzlüğü / Salar de Uyuni / Bolivya

 

 

Sizler için en zor ve en kolay ülke hangisi oldu?

 

 

En zor ülke hiç tartışmasız Vietnam oldu. Banu'nun pasaportunun da içinde bulunduğu çantanın çalınması ile bizim için çok sorunlu bir dönem başlamış oldu. Bu aksiliği saymazsak hem yolculuğumuzun ilk ülkesi olması hem de kimsenin ingilizce bilmemesinden dolayı en zor ülke Çin oldu diyebiliriz. Onun dışında her ülke kendi zorluklarını ve kolaylıklarını içeriyordu. Turistlere çok alışkın olan Tayland'ı en kolay ülke olarak seçebiliriz sanırım.

 

 

Dünya turuna çıkmanın maliyeti konusunda bir fikir verebilir misiniz?

 

Bu bize en çok sorulan soru. Biz yolda çalışmadığımız ve sık yer değiştirdiğimiz için kişi bası 40bin TL gibi bir para harcadık 11 ayda. Ancak buna yukarıda bahsettiğim pasaport çalınması aksiliği ve o aksilik sonucunda Türkiye'ye dönmek zorunda kalan Banu'nun uçak biletleri, kullanılamayan uçak biletleri gibi ekstra masraflar da dahil.  

 

Macchupicchu/ Cusco /Peru

 

“Ne kadar kapalı bir dünyada yaşadığımızı fark ettik.”

 

Türkiye’ye döndüğünüzde kendinizde nasıl bir değişim hissettiniz? İşlerinize geri döndünüz mü?

 

İnsanın hayal ettiği bir şeye ulaşmasının sonsuz hazzı var sanırım içimizde. Gördüğümüz, gezdiğimiz her şehrin, tanıştığımız her yeni insanın bize kattıklarıyla çok daha zenginleştik. Aynı zamanda hayata dair çok şey öğrendik bu seyahatimiz sırasında. Çok kısıtlı bir bütçeyi kontrol etmenin ne kadar zor olduğunu gördük. İhtiyaçlarımızı minimize etmeyi öğrendik, lüksü hayatımızdan çıkardık. 

 

Açık görüşlülük etiketini kendimize yakıştırmayı çok seven bizlerin bile aslında ne kadar kapalı bir dünyada yaşadığını fark ettik. Rutinlerin dışına çıkarak, her sabah yeni bir yerde uyanarak, her günü farklı insanlarla paylaşarak değişimin içinde yaşamayı öğrendik.

 

Ferda: Ben döndükten sonra kendi alanımda freelance danışmanlık yapmaya başladım. Proje bazlı çalışarak biraz daha esnek bir hayata dair ilk adımımı atmış oldum.

 

Banu: Ben işimden istifa etmemiştim. Seyahatim için 1 yıllık ücretsiz izin almıştım. Aynı şirkette çalışmaya devam ediyorum. 

 

Gobi Çölü / Moğolistan

 

Birbiriniz hakkında hissettikleriniz?

 

Bundan önceki röportajlarda kimse bunu sormamıştı ama çok doğru bir soru. Düşünün ki biriyle her gün, her saat birliktesiniz. Her şeyi birlikte planlıyor, her adımı bir sene boyunca yan yana atıyorsunuz. Düşününce çok zor olması gereken, biriyle her dakikayı paylaşma fikri, bizim için o kadar da zor olmadı. Bu konuda inanılmaz şanslı hissediyoruz kendimizi. Tabii ki de fikir ayrılıklarımız oldu seyahat ederken ancak hepsi günlük küçük sorunlardı. Bir senenin sonunda hala birbirimizi çok seviyoruz ve hala çok yakın arkadaşız. 

 

 

Sırada gitmek istediğiniz nereler var?

 

 

İkimizin de ilk sırasında Patagonya yer alıyor. Aslında gezi planımızda olmasına rağmen, hem paramızın bitmesi hem de mevsimini kaçırmamızdan dolayı Patagonya’ya gidememiştik. Şimdi en kısa zamanda birlikte gidebilmek için planlar yapıyoruz.

 

Annapurna Bölgesi / Nepal

 

 

“Biz gezdikçe dünyaya daha ait hissettik kendimizi.”

 

İstedik ki ayak izlerimizi Küba’da bir kaldırımda da bırakalım, Moğolistan’da çölde de, Tibet’in mistik havasını da soluyalım, Peru’nun yerlileriyle de tanışalım.. Biz gezdikçe dünyaya daha ait hissettik kendimizi. Her yer evimiz olabilirdi, biz herkes gibi yaşayabilirdik. Gezgin olmak kendimize yaptığımız en büyük yatırımdı. Gezdikçe zenginleştik diye özetleyebiliriz.

 

 

Türkiye’de en çok sevdiğiniz, sizi en mutlu eden yer neresidir?

 

İkimizin de aklına ilk gelen yer Kaçkar Dağları oldu. Karadenizi ve yaylalarını çok seviyoruz. Bu arada Türkiye’nin gezmek için muhteşem bir yer olduğunu düşünüyoruz. Likya yolu da yine çok sevdiğimiz bir çok bölgeyi içinde barındırdığından listemizde üst sıralarda yer alıyor. 

 

 

Dünya turuna karar vermek, dünya turu yapmaktan daha zor.  

 

Gezgin olmayı deneyimlemek isteyenlere bir mesajınız ya da tavsiyeniz var mı?

 

Herkesin gezgin olma anlayışı, beklentileri, geçmiş deneyimleri çok farklı olsa da bizim gibi uzun soluklu seyahat etmek isteyenlere ilk tavsiyemiz çok klişe olsa da, hayallerinizin peşini bırakmayın, olacaktır. Eminiz ki birçok engel vardır önünüzde. Mutlaka bütçeniz yetmiyordur, mutlaka gelecek kaygınız, korkularınız, dönünce ne olacak endişeleriniz, aileniz, sosyal çevrenizle ilgili engelleriniz vardır. Ancak inanmak ve adım atmak gerekiyor. Biz bu seyahatimizde bir şeyden çok emin olduk, dünya turuna karar vermek, dünya turu yapmaktan daha zor.  

 

Halong Bay / Vietnam



Diğer İçerikler


Orman içinde Dağ evi KULİNDAĞ
VİZE Bize Çok Yakın
En güzel gökyüzünün, en güzel iklimidir FOÇA
Çivit Mavi Çok Yakışıyor…
Kimine göre Venedik kimine göre Amsterdam ESKİŞEHİR
Lavanta Diyarı Provence Değil, Kuyucak Köyü
Huzurun diğer adı: URLA
Pastoral tur: KARAGÖL
Brugge: Çikolata Kokulu Şehir
Başka Bir Dünya: Çıldır
İstanbul dan Uzak Burgazada
Hafta Sonu Rotası: Kazandere
Gezgin Pınar Bulut ile KARAYİPLER
Hızlı ve Uzun Süreli Vize Almanın İpuçları
Konakta Tatlı Bir Mola

E-Dergi Oku

Eylül-2017 Yıl : 11 Sayı:61




E-dergimiz, sayfaları çevirerek okuma, paylaşma ve sayfalar üzerindeki logo ve iletişim bilgilerini tıklayarak gezinti yapmanıza olanak sağlıyor.






E-Mail Kayıt

Mail adresinizi kayıt ederek bizlerden haberdar olabilirsiniz...

E-Mail :









Sosyal Medya


Menu


En Son Eklenenler


E-Dergi





ACIBADEM Dergisi 2007 © İkibin7 Medya. Her hakkı saklıdır.

absmiddle