Anasayfa Künye İletişim

Yaşam Eğitim Sağlık Lezzet Gez-Gör Şehir Turu Kent Güzellik Çocuk Dünyası Kültür & Sanat Konuk Başarı Öyküsü
Anasayfa
Hakkımızda
Arşiv (Eski Sayılar)
Editörden
Konuk Yazar
Küçük İş İlanları
Abonelik
Reklam
Künye
İletişim





/ Konuk / Tek Başına da Olur

Tek Başına da Olur

Okunma : 508

Tek Başına da Olur


Tek Başına da Olur

 

Kendimize hiç vakit ayırmadığımız bu curcunanın içinde, tek başına kalabilmek kadar güzel bir lüks olabilir mi? 

 

 

Dağ başında yalnız kaldığınız zaman kendinizi dinleme ve kendinizi tanıma şansına sahip oluyorsunuz. Ben aslında ne istiyorum, ne yapıyorum, ne yapmak istiyorum? Uzun zamandır aklınıza gelmeyen anılarınız canlanıyor ve yapmayı unuttuğunuz bir sürü şey, aslında uzun soluklu bir keşfe çıkıyorsunuz. İnsanın ait olduğu yer binaların içi değil, doğanın derinlikleri. Kendinizi, potansiyelinizi, yeteneklerinizi ve gücünüzü keşfediyorsunuz. Sürekli hareket halinde olduğunuz için hem vücudunuz, hem kafanız çalışıyor. 

 

 

Tek başına da olur diyerek zaman zaman yollara düşen, doğada geçirdiği bir kaç günlük kamp hayatından sonra yeniden yaşadığı yere dönerek, kaldığı yerden devam eden Gökhan Konaş, doğada tek başına olmanın bambaşka bir duygu olduğunu dile getiriyor. Konaş doğaya dönüş deneyim ve maceralarını “Tek başına da olur” adı ile yayınladığı blog ve sosyal medya sayfaları ile binlerce kişiyle paylaşıyor. 

@tekbasinadaolur

 

Bir Cuma gecesi kendi kendine “neyi bekliyorsun ki? Tek başına da olur, al malzemeni çık yola!” diyerek dağ başlarında bir başına kamp yapmaya başlayan Gökhan Konaş anlatıyor:

 

E-dergiden okumak için: http://www.acibademdergisi.com/2017/sayi58/index.html#34

 

“Ne işimiz var dağın başında diyerek çıktım yola!”

 

“Yıllardır profesyonel iş hayatı içinde, şehrin göbeğinde oldukça aktif diyebileceğim bir sosyal hayatım oldu. 4 yıl önce bir arkadaşımın zoru ile yazın gittiğimiz Kaz Dağları'nda ilk kampımı yaptım. Kaz Dağları'na doğru yol alırken “ne işimiz var dağın başında, yaz mevsiminde, deniz, sahil vs.. varken” diyerek çıktım yola. Kamp yapacağımız alana vardığımda aklımdan tek geçen bir, en fazla iki gün geçirip dönmekti. Fakat doğa, huzur, sakinlik, sessizlik beni 24 saat geçmeden içine aldı. Daha önce yaşamadığım değil ama unuttuğum bazı duyguları uyandırdı. Sonrasında kamp ve doğa benim için farklı bir anlama büründü ve yaklaşık son altı aydır da deneyimlerimi, öğrendiklerimi ve rotalarımı paylaştığım paylaştığım bir gezi blogu haline getirdim. 

 

 

"Kamp ve doğa hayatına bu denli girmeden önce hep birilerini veya birşeyleri bekledim. Yalnız baktım ki, kendime bahane üretiyorum. Bir Cuma gecesi evde kendi kendime, "neyi bekliyorsun ki? Tek başına da olur, al malzemelerini çık yola!" 

 

 

 

“Son dakika kararları ile yola çıkıyorum”

 

Plan yapmayı pek beceremiyorum. Genelde son dakika kararları ile yola çıkıyorum. İstanbul'da yaşadığım yoğun dönemlerde civarda oluyorum. İstanbul'u merkeze koyarsak 400 km çapında bir daire. Daha çok tercihim yüksek yerler oluyor, özellike suya (göl, dere vs.) yakın ormanlık bölgeler.  

 

Aslında 2-4 haftalık turlar çok keyifli olabilir ama şu ana kadar en fazla 7-8 günlük bir tur yapabildim. Bu sene küçük bir Karadeniz turu planlıyorum. Düzenli kamplarım genelde 1-2 gecelik oluyor. Yanımda çadır, mat, uyku tulumu, battaniye başta olmak üzere, yemek için gerekli aletler ve diğer etkinlikler için balta, bıçak vs.. gibi malzemeler, muhtelif aydınlatma, el feneri,  ilk yardım çantası gibi aslında oldukça uzun bir liste ile yola çıkıyorum.

 

 

"Milli Doğa ve Tabiat Parkları da güzel alternatifler oluyor. Türkiye bu konuda inanılmaz zengin bir ülke. Kamp yapmaya başladıktan sonra, yazlıklarda, otellerde vs.. geçen zamanıma çok acıdım. Her köşesinde muhteşem yerler var. Ben yeni kamp yapmaya başladım sayılır. Gidecek çok yolum, görecek çok yerim var. Şimdilik favorim Kaz Dağları diyebilirim."

 

 

 

“Herşeyin su gibi aktığını farkediyorsunuz”

 

Doğada oldukça kendinizle de barışıyorsunuz. İki üç gün doğanın içinde zaman geçirince aslında herşeyin nasıl da uyumlu olduğunu ve su gibi aktığını farkediyorsunuz. Biz şehirlerde kendi yarattığımız kaos içinde, gergin, huzursuz ve sağlıksız hayatlar kuruyoruz kendimize. 

 

Doğada zaman geçirmek hayatın her alanına ve hep pozitif olarak yansıyor. Fiziksel olarak aktif olduğunuz için beden zaten daha sağlıklı oluyor, temiz hava ve doğanın etkisi ile kafanız da iyi çalışıyor, daha ne isteriz ki :) 

 

 

"Bence 4 mevsimde de kamp yapmak ayrı güzel, benim favorim Sonbahar. Hem bitki örtüsü çok güzel oluyor, hem de serin havada kamp çok rahat ve zevkli. İlk defa bu sene kışın yaptım. Karla kaplı bir yaylada bir gece geçirdiğiniz zaman hiç bir zorluğun anlamı kalmıyor. Tabii ki kış kampına hazırlıklı gidilmeli. Ezbere yapılacak birşey değil ve tehlikeli. Mutlu uygun ekipman ile; uyku tulumu, mat, uygun çadır vs.. ile yola çıkılmalı ve yedek malzemeler ile desteklenmeli."

 

 

“En çok gelen soru korkmuyor musun?”

 

Bana en çok gelen sorulardan biri korkmuyor musun? Tabii ki zaman zaman tedirginlikler yaşıyorum. Hiç korkmuyorum dersem yalan olur ama doğada bir düzen ve bir akış var, nerede ne yapacağınızı bilir dikkatli olursanız sorun çıkmacaktır. Dikkatli ve hazırlık olmak bu işin en önemli kuralı. 

 

Burada en önemli konulardan biri vahşi hayvanlar. Gittiğim yerlerde karşılaşabileceğim hayvanlar hakkında araştırmalar yaparak birçok şey öğrendim ve dikkat ediyorum. Aynı zamanda bu bilgileri tekbasinadaolur.com 'da paylaşıyorum. Yalnız şunu söylemeden geçemeyeceğim aslında doğada en vahşi ve tehlikeli şey maalesef insan. 

 

 

“Bir takım gözlerin beni izlediğini gördüm”

 

 

Bir yayla gezisinde gecenin ilerleyen saatlerinde ormanın içinden bazı sesler geldiğini duymuştum. İlk önce dikkate almadım ama bir süre sonra seslerin yaklaştığı yöne fenerimi çevirdiğimde bir takım gözlerin beni izlediğini gördüm. En tedirgin olduğum gecelerden biriydi. Bazen uyurken çadırın etrafına hayvanlar gelebiliyor. Çakal, tilki vs.. yalnız o gece nedense çok tedirgin oldum ve kalkıp toplandım ve çadırımı başka bir yere taşıdım. 

 

Etrafımda artık yiyecek bırakmıyorum, kokacak şeyleri ortadan kaldırıyorum. Ses çıkarması için düdük vs.. gibi şeyler taşıyorum. Çadır kurmadan önce etrafta keşif yapıyorum. En kötü ihtimale karşı bıçak vs.. gibi savunma aletleri taşıyorum. 

 

 

“Yapabileceğiniz en ucuz aktivitelerden biri”

 

Bulduğum her fırsatta yola çıkıyorum. İsteyince oluyor. Ben de yıllarca kendime bahaneler ürettim ama aslında çok kolay ve kesinlikle pişman olmuyorsunuz.  Hiç vakit kaybetmeyin, üşenmeyin, gözünüzde büyütmeyin, hemen yapın. Her geçen gün kayıp! Ayrıca şunu da söylemeliyim yapabileceğiniz en ucuz aktivitelerden biri.”

 

@tekbasinadaolur



Diğer İçerikler


HASAR Anında Yalnız Değilsiniz!
KANSERE Karşı Başucu Kitabı
Koşuyolu Nostaljisi
Ağaca Ses Veriyor
Her İşin Bir Ustası Var
Günlerimiz Tiyatronun Büyüsüyle Dolsun
Şehir Göçkünleri ile İstanbul dan Datça ya
Çamlıca Kız Lisesi Eski Müdüresi Nevvare Ünsal ile…
Nasıl AKUT lu Olunur
Kendimi İşe Bisikletle Giderken Buldum
Son Süngerci Aksona Mehmet
Kişiye özel Tilda bebekler

E-Dergi Oku

Eylül-2017 Yıl : 11 Sayı:61




E-dergimiz, sayfaları çevirerek okuma, paylaşma ve sayfalar üzerindeki logo ve iletişim bilgilerini tıklayarak gezinti yapmanıza olanak sağlıyor.






E-Mail Kayıt

Mail adresinizi kayıt ederek bizlerden haberdar olabilirsiniz...

E-Mail :









Sosyal Medya


Menu


En Son Eklenenler


E-Dergi





ACIBADEM Dergisi 2007 © İkibin7 Medya. Her hakkı saklıdır.

absmiddle