Anasayfa Künye İletişim

Yaşam Eğitim Sağlık Lezzet Gez-Gör Şehir Turu Kent Güzellik Çocuk Dünyası Kültür & Sanat Konuk Başarı Öyküsü
Anasayfa
Hakkımızda
Arşiv (Eski Sayılar)
Editörden
Konuk Yazar
Küçük İş İlanları
Abonelik
Reklam
Künye
İletişim




/ Gez-Gör / Otobüsle Balkan Turu

Otobüsle Balkan Turu

Okunma : 326

Otobüsle Balkan Turu


Yedi Ülke Tek Yürek

Otobüsle Balkan Turu

 

YAZI ve fotolar: PINAR BULUT /@gezgin_kutubaligi

ACIBADEM Dergisi / Mayıs-Haziran 2018 / Sayı:64

 

"Çok eski zamanlarda, gurbete gelin verilmiş uzak bir akraba kızı gibi Balkan toprakları. Yıllarca görmemiş, acısını bilmemişiz. Kendi yağımızla kavrulurken onun bizden uzakta, sadece biz olduğu için çektiği çileye kulak kapatmışız sanki. Gidip görünce, tanıyıp kucaklaşınca anlıyor insan nasıl canından kanından olduklarını."

 

 

Poçitel ve Neretva Nehri

 

 

 

 

Otobüslü turları severim. Her gün bir başka ülkede uyanır insan. Gece geç saatte otele gelmiş ve sabah 07.00 civarı mecburi kahvaltı ve hareketle son derece yorucu bir gezme şeklidir aslında. Çok yıldızlı otellerde her gün aynı havuza girip her şey dahil tatil yapmaya benzemez otobüs turları. Zordur, yorucudur, hızlıdır, çok hızlıdır. Ama bu kadar kısa sürede, üstelik bu fiyata başka gezme şekli de yoktur.

 

 

Tur sonunda yorgun bir beden, görüp sevilmiş bir çok güzel şehir, tadılmış onlarca lezzet, yıllarca görüşülecek otobüs arkadaşlığı bırakır insanda. Üstelik bir bakıp çıktığınız şehirlerin hepsi hakkında bir fikriniz vardır artık. Daha sonra bir veya bir kaçını daha uzun, doya doya gezmek için harita oluşur kafanızda. Tek şart, mümkün olduğunca az eşya, küçük bavul. Yanınızda gardrobunuzu değil kalbinizde anıları taşımak en iyisi otobüs turlarında.

 

 

 

Karadağ

 

 

Bizim Balkan turumuz da tıpkı böyle oldu işte. 7 gün 7 ülke. Selanik, Üsküp, Belgrad, Saraybosna Dubrovnik, Kotor, Tiran, Ohrid, Manastır, Kavala. Aslında eski Yugoslavya’nın parçalanmış ülkecikleri. Her birinden ayrı tat, ayrı his, ayrı aşkla ayrıldık. Kalbimizden yalnız orada kalan Boşnaklar’a değil, Sırbı, Hırvat’ı, Müslüman’ı Hıristiyan’ı ile irice bir parça bıraktık her ülkeye. Yol boyunca bize eşlik eden Neretva Nehri'nin mavi gözlerine aşık olduk turun bitiminde.

 

 

 

Pastalarıyla ünlü Kotor

 

 

 

Kotor Evleri

 

 

 

Birbirinden güzel duraklar

 

Eğer turunuz Yunanistan ve Dubrovnik’i kapsıyorsa önceden alınmış çok girişli Schengen vizesi ya da yeşil pasaport şart.

 

 

Bosna Hersek’e gitmişken tarihi Mostar köprüsünü, Blagaj yani Özbekler tekkesini görmeden gelmek olmaz tabi. Dubrovnik’in film setini andıran kale duvarlarında dolaşmak, Kotor’un taş sokaklarında kaybolup meydandaki meşhur yaş pastaların tadına bakmak, Budva’da denize karşı ucuz ve taze deniz ürünlerini katık etmek de olmazsa olmazlar arasında elbette.

 

 

Yunanistan’ın Manastır şehri hepsinden daha bir yürek titretiyor elbette. Atamızın yağız bir delikanlıyken gittiği Manastır Askeri İdadi’sini gezmek, ailesinin tüm baskısına rağmen genç Mustafa Kemal’e aşkını ilan eden Eleni’nin balkonundan bakmak unutulmazlar arasındaydı.

 

 

 

Külde pişen Boşnak Böreği

 

 

 

Boşnak mantısı

 

 

Yemekler de anılar ve manzaralar kadar lezzetli

 

 

Balkan topraklarının yemekleri de inanılmaz lezzetli. Neretva nehri kıyısında kurulan yol boyu lokantalarından kuzu tandır, eski Bursa sokaklarını andıran Üsküp Çarşısı'ndan  cızırdayan enfes lezzetiyle Balkan Köftesi, Saraybosna’ya uğrayınca da sırrı sıcak külde uzun saatler pişirilmek olan Boşnak Mantısı yemeden dönülmez.

 

 

 

Budva'nın deniz ürünleri

 

 

Blagaj Tekkesi'ne gidip mavi gözlü Neretva Irmağı'nın doğduğu kayalara varınca enfes alabalıkların lezzetinden bahsetmedim bile daha, dikkatinizi çekerim!

 

 

Belgrad’a ulaştığınızda meşhur Knez Mihailova Caddesi sonunda Moskova Pastanesi’ni göreceksiniz. Otobüsünüze yetişmek için son yarım saatiniz bile olsa dalın içeri. Duvarlardaki enfes dekor ve tablolara büyülenmeden hemen pasta sipariş edin. Ayrılırken damağınızda bıraktığı tat bunca koşturmaya değecek emin olabilirsiniz.

 

 


 

Ohrid Gölü

 

 

Anlatamam görmen lazım

 

Selanik’te Atamızın doğduğu ve çocukluğunu geçirdiği o evi,

İçinde dünyanın tek tatlı su incisini üreten Ohrid Gölü’nün kristal sularını,

Yanyana duran kilise, cami ve havranın arasından hızla tırmanıp  tarihi Poçitel Köyü’nün tepeden manzarasını,

Bugün bile cesur delikanlıların aşkını kanıtlamak için Neretva’nın buz gibi sularına 24 metre yüksekten atlayan delikanlıların cesareti,

Karadağ’ın insanı büyüleyen huzurlu manzaralarını, değeri yıllar sonra anlaşılmış bilim insanı Nikola Tesla’nın Belgrad’daki müzesini,

Saraybosna’da yıllar boyu hakların dostluğu için sönmeden yanan kardeşlik ateşinin yüzüne vuran sıcaklığını anlatamam.

Hele bir de vatanın, bayrağın, birlik ve beraberlik içinde yaşamanın kıymetini böylesi gözünle görmüşken İpsala Sınır Kapısı’nda mavi bayraktan sonra dalgalanan ay yıldızı görünce yüreğinin çarpışını,

gözlerinin doluşunu hiç anlatamam,

ancak gidip görmen lazım.



Diğer İçerikler


Orman içinde Dağ evi KULİNDAĞ
Yeri göğü güzel FOÇA
VİZE Bize Çok Yakın
Çivit Mavi Çok Yakışıyor…
Kimine göre Venedik kimine göre Amsterdam ESKİŞEHİR
Lavanta Diyarı Provence Değil, Kuyucak Köyü
Huzurun diğer adı: URLA
İstifa Dilekçelerini Verip, Dünya Turuna Çıktılar
Pastoral tur: KARAGÖL
Brugge: Çikolata Kokulu Şehir
Başka Bir Dünya: Çıldır
İstanbul dan Uzak Burgazada
Hafta Sonu Rotası: Kazandere
Gezgin Pınar Bulut ile KARAYİPLER
Hızlı ve Uzun Süreli Vize Almanın İpuçları
Konakta Tatlı Bir Mola
70 Hane GÜRLE
Hesap da Yaparım Seyahat de

E-Dergi Oku

Ağustos-Eylül - 2018 Yıl : 12 Sayı:65




E-dergimiz, sayfaları çevirerek okuma, paylaşma ve sayfalar üzerindeki logo ve iletişim bilgilerini tıklayarak gezinti yapmanıza olanak sağlıyor.






E-Mail Kayıt

Mail adresinizi kayıt ederek bizlerden haberdar olabilirsiniz...

E-Mail :









Sosyal Medya


Menu


En Son Eklenenler


E-Dergi





ACIBADEM Dergisi 2007 © İkibin7 Medya. Her hakkı saklıdır.

marblingweb