Anasayfa Künye İletişim

Yaşam Eğitim Sağlık Lezzet Gez-Gör Şehir Turu Kent Güzellik Çocuk Dünyası Kültür & Sanat Konuk Başarı Öyküsü
Anasayfa
Hakkımızda
Arşiv (Eski Sayılar)
Editörden
Konuk Yazar
Küçük İş İlanları
Abonelik
Reklam
Künye
İletişim





/ Eğitim / Beni Ödülle Cezalandırma

Beni Ödülle Cezalandırma

Okunma : 912

Beni Ödülle Cezalandırma


Eğitim Bilimci, Yazar Dr. Özgür Bolat’tan bildiklerinizi değiştirecek cevaplar.

 

Beni ödülle cezalandırma!

 

ACIBADEM Dergisi / Nalan Fidan / Kasım 2016 / Sayı:57

 

Mutlu ve başarılı çocuk nasıl yetiştirilir üzerine yazdığı köşe yazıları, seminer ve söyleşileri ile yeni nesil anne babalara rehberlik eden Eğitim Bilimci Yazar Dr. Özgür Bolat, yine pek çok anne babayı kendine getirecek kitabıyla, kısa zamanda en çok okunanlar listesine girdi. Özgür Bolat, “Beni ödülle cezalandırma” adını verdiği kitabında, ödülün görünmeyen gizli zararlarını anlatmakla kalmıyor, aynı zamanda bizlere pratik çözümler öneriyor ve birçok sorunun yanıtını son 70 yılda yapılan bilimsel araştırma ve gerçek vakalarla net bir şekilde ortaya koyuyor. 

 

Acıbadem Dergisi olarak siz okuyucularımız için, Eğitim Bilimci Yazar Dr. Özgür Bolat’ı sayfalarımıza konuk ettik. Sorduk cevapladı. İşte bildiklerinizi değiştirecek cevaplar.

 

E-dergiden okumak için: http://www.acibademdergisi.com/2016/sayi57/index.html#14

 

Birçok ebeveyn, çocuk eğitimi üzerine yazdığınız yazılarınızı ve seminerlerinizi dikkatle takip ediyorlar. “Beni Ödülle Cezalandırma” kitabınızla yine ezber bozdunuz.  Yoksa bize öğretilen ödül kötü bir şey mi? 

 

İlk olarak çok teşekkür ederim bu güzel dileklerinizden dolayı. Çocuğa neden ödül verilir? Ondan bir şeyi yapmasını istediğimiz zaman. Bunu kim istiyor? Çocuk değil, biz istiyoruz. Yani ödül bir kontrol aracıdır. Peki, çocuk neden yapmak istemiyor? Ödül vermektense, asıl bu soruyu sormalıyız. Oysa çocuğunuz zaten iyi bir şey yapıyorsa onun karşılığında aldığı keyif o işin sonucudur. Ödül verildiği zaman, çocuk “demek ki bu iş keyifli bir iş değil, çünkü bana onu yapmam için ödül veriliyor” diye düşünmeye başlar ve o işe ilgisi azalır. Ödül kısa vadede sorunu çözer ama uzun vadede sorumluluk bilincini, motivasyonu ve gelişimi engeller. Çocuk ödülle ödevi yapar ama öğrenmeden yapar.

 

 

“Ödül yapay bir sevgidir. Bu da çocukta değersizlik duygusu oluşturur.”

 

 

Ödül aynı zamanda yapay sevgidir. Gerçek sevgide koşul yoktur ama ödülde koşul vardır. Bu durumda ödüle yapay sevgi diyebiliriz. “Sınıfını geçersen sana bilgisayar alacağım” dediğinizde ancak sınıfını geçersen alırım diyerek, çocuğu ihtiyacını her koşulda karşılamayacağınız mesajını verirsiniz. Bu da yapay sevgidir ve çocukta değersizlik duygusu oluşturur.

 

 

“Çocuk öğrenmek için çalışmalıdır.”

 

Ödülle iş yaptırmak sürdürülebilir değildir. Sınıfı geçince, tablet alıyorsanız, ertesi yıl daha büyük bir hediye almanız gerekir. Sürekli dozu artırmanız gerekir. Aynı madde bağımlılığı gibi. Bunun da sonu yoktur. Ödülle iş yapmaya alışan çocuk, ödül kalkınca iş yapmayı bırakır. Oysa ki çocuk öğrenmek için çalışmalıdır.

 

 

“Ödül yaratıcılığı olumsuz etkiler.”

 

Ödül yaratıcılığı da olumsuz etkiler. Ödül verilince çocuk ödülü kazanmaya odaklanır, bu durumda da bakış açısı daralır. Oysaki yaratıcılık geniş bir bakış açısı gerektirir. Mekanik işlerde örneğin; bir fabrikada üretim sürecinde ödül işe yarar. Çünkü zaten yapılan iş sıkıcıdır ancak yaratıcılık gerektiren işlerde ödül verilirse çocuk bu işe mekanik bir işmiş gibi yaklaşır ve hem zevk almaz, hem de yaratıcılığı azalır. 

 

Çoğu insan çocuklarını ödülle şımartmaya bayılıyor.  Sadece evde değil, aynı şey okul sıralarında da yapılıyor. Çok ödülle büyüyen bir çocuk nasıl yetişiyor?

 

 

Ödülle büyüyen çocuk, hayata ticaret olarak bakar. İşten geç çıkan anne, evdeki çocuğunu arıyor ve “oğlum, yemekleri ısıtır mısın?” diyor. Çocuk da “ısıtırsam ne vereceksin?” diyor. Çocuk bunu neden söylüyor? Çünkü anne onu ödülle iş yapmaya alıştırmış. Çocuk da ödül olmayınca iş yapmıyor ve hayata hep çıkarcı açıdan bakıyor. Dahası kontrol mekanizması yoksa, yapmaz. Müdür yoksa çalışmaz. Kendi çıkarı yoksa iş yapmaz.

 

 

“Ödülle insanlara değer öğretilmez.” 

 

 

İsviçre’de yapılan bir araştırmada kan bağışı için para verilince, kan bağışı azalmış. Neden? Çünkü insanlar iyilik yapınca iyi hisseder. Bunun karşılığında para veya ödül verirseniz, iyi hissetme hakkını elinden alırsınız. İnsanlar, ödül karşılığında yardım ettiklerinin düşünülmesini istemez. Çünkü ucuz hisseder. Onun için iyilik karşısında para veya ödül verilirse, insanlar daha az yardımcı olur. Yani, ödülle insanlara değer öğretilmez. 

 

 

Yani ödül de ceza da sorunlu diyorsunuz öyle mi?

 

 

Ödül ve ceza aynı paranın iki ayrı yüzüdür. Ceza ile çocuğu nasıl kontrol etmek istiyorsanız ödülde de aynı mantık vardır. Örneğin, “ödevini yaparsan bilgisayarda oyun oynayabilirsin.” demek (ödül), “Ödevini yapmazsan bilgisayarda oyun oynayamazsın” (ceza) demektir. Ödülle ve ceza ile iş yapıldığında ödül ortadan kalkınca davranış da ortadan kalkıyor.  

 

 

Övgü için ne dersiniz?

 

“Çok övgü alan çocuk, başkalarının yargılarına bağımlı hale gelir.”

 

Övgü de yapay sevgidir ve sosyal ödüldür. Çocuk övüldüğü zaman bir süre sonra her yaptığı işten sonra övgü ister ve övgüye bağımlılık oluşur. Başkalarının yargılarına bağımlı hale gelir. Düşünsenize; doğruya yanlışa siz karar veremiyorsunuz, anneniz babanız karar veriyor. Bu son derece zararlı.  

 

Çocuğunuzu kitap okurken gördüğünüzde “aferin ne güzel kitap okuyorsun’’ dediğinizi düşünelim. Bir yetişkini kitap okurken gördüğünüzde nasıl ki aferin demiyor, “ne okuyorsun” diye soruyorsanız, çocuğu da birey yerine koymak için aynı soruyu sormanız gerekir.

 

 

Ya hediye…

 

 

“Suçluluk duygunuzdan dolayı sürekli hediye alıyorsanız, bu da sorunludur.”

 

 

Hediye tek başına zararlı değildir. Ancak çocuğun istediği bir şeyi bir koşul öne sürerek alacağınızı söylüyorsanız, bu sorun olur. Karne hediyesi gibi. Karne hediyesinde koşul vardır. Çocuk, öğrenmek için değil, hediye için çalışır. Hediye başka bir durumda da sorunludur. Çocuğa gerçek sevgi veremiyor, onunla zaman geçiremiyorsanız ve suçluluk duygunuzdan dolayı sürekli hediye alıyorsanız, bu da sorunludur. Sürekli hediye almak yapay sevgidir. Yani, koşul olarak sunulan ve çocuğun sevgisini kazanmak ve onun üzüntüsünü gidermek için alınan hediyeler zararlıdır. 

 

 

Ödül ve hediye vermek için en uygun zaman nedir?

 

 

Özel günlerde alınan veya bir kişiyi düşündüğünüz için aldığınız hediyelerde sorun yoktur.  Ödül de bir yerde kullanılabilir. Eğer çocuk daha önceden yapmadığı, hiç bilmediği bir konuya yönlendirilmek isteniyorsa ilk defasında kullanılabilir.

 

Peki, ödül ve övgü yerine ne yapmalıyız?

 

“Motivasyon dışarıdan verilen bir şey değildir, inşa edilir.”

 

Motivasyon dışarıdan verilen bir şey değildir, motivasyon inşa edilir. Bunun bazı yolları vardır. Mesela; “Hadi oğlum dişlerini fırçala, dişlerini fırçalarsan şunu yapacağız” yerine, “hadi dişlerimizi fırçalayalım” demek yani ilişki kurmak, çocuğun iç motivasyonunu artırır. 

Çocuk bir şey yapınca övmek yerine, “Anlat bakalım ne yaptın?” derseniz, bu ilgi sorusu olur. Çocuk da anlatmaya başlar. Hem ilişkinizi hem de çocuğun iç motivasyonunu artırır. Ama çoğu aile yoğun olduğu için bu soruyu sormaz.

 

Diyelim ki çocuğunuz resim yaptı, “aferin çok güzel olmuş” derseniz gelişimini durdurursunuz ama gösterdiği resimle ilgili “sence nasıl olmuş” derseniz çocuk kendini değerlendirmeye başlar ve motivasyonunu artırır. 

 

Çocuğunuza sadece aferin demek yerine, “aferin burada farklı renkleri kullanmışsın diyerek geribildirim vermek, motivasyonu artırır. Ama geribildirim ile öz değerlendirme beraber kullanılmalıdır. Kısacası, ödül ve övgü bağımlılık yaratır ama ilişki kurma, öz değerlendirme, geribildirim ve ilgi soruları çocuğu birey yerine koyar. İç motivasyonu ve gelişimi sağlar.

 

 

Türkiye’de anne ve babaların en çok yaptığı hata nedir?

 

“Anne babalar sahip olduğu çocuğu değil, sahip olmak istediği çocuğu yetiştiriyorlar.”

Bana göre yapılan en büyük hata, çocukta sürekli suçluluk duygusu oluşturmak. Çocuk ailenin istediğini yapmadığı zaman, aile tüm kontrol mekanizmalarını kullanıyor. Çocuğuna küsüyor, suçlu hissettiriyor, kızıyor. Çocuğun seçimlerine saygı duymuyor. Yani, sahip olduğu çocuğu değil, sahip olmak istediği çocuğu yetiştiriyor.

 

 

Dr. Özgür Bolat kimdir?

 

Boğaziçi Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nden mezun oldu. New York Üniversitesi’nde burslu, öğrenme psikolojisi eğitimi aldı. Fulbright ve Türk Eğitim Vakfı bursu ile Harvard Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nde yüksek lisans yaptı. Türkiye’ye dönüşünde Boğaziçi Üniversitesi’nde iki yıl öğretim üyeliği yaptı. Doktora derecesini Cambridge Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nden aldı. 2008 yılında Yeni Zelanda’da yapılan uluslararası bir konferansta ‘En İyi Genç Araştırmacı’ ödülünü aldı. Hürriyet’te köşe yazarlığı, TEV’de danışmanlık ve Bahçeşehir Üniversitesinde öğretim üyeliği yapmaktadır. Aynı zamanda okullara ve şirketlere öğrenme, liderlik ve kültür değişimi konusunda danışmanlık yapmaktadır. Okullarda Öğretmen Liderliği Projesini başlatmış olup aynı zamanda Anne Baba Okulu ile ebeveynlere rehberlik etmektedir.



Diğer İçerikler


EĞİTİM SİSTEMİ DEĞİŞİYOR! “Öğrencileri ne gibi bir maceranın beklediğini bilmiyoruz.”
Özel Irmak Okulları Öğrencileri, Uluslararası XI. URFODU Yarışması’ndan Üç Madalya İle Döndüler.
İnovatif Yaklaşımla Dünya Vatandaşları Yetiştiriyor
“Cats Müzikali” Elit Cambridge Koleji’nde
Elit Cambridge Koleji Kendi Kampüsünde Eğitime Başlıyor
Kendi Masal Kitaplarını Tasarladılar
Mezun öğrencilerinin yurt dışında ve yurt içinde en iyi okullara kabul edilmelerinin gururunu yaşıyorlar
ACIBADEM ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ’NDE İLK MEZUNİYET HEYECANI
İngilizce konuşamıyorum diyenler!
Kodlama Saati Eğitimi ile Minik Mucitler Yetişiyor
YGS-LYS ye En İyi Yöntemle Hazırlayacak
Daha Anaokulunda “İki Dilli Olmayı” Nasıl Başarıyorlar?
AEK dan Acıbadem Anadolu Lisesi Atağı
Biz Okulumuzda Mutlu Olmayı Öğretiyoruz
Çok Kültürlü Eğitim Modeli ile Dünyaya Örnek Oluyor
Miniklere Kapılarını Açtı
Neden İNGİLİZCE Öğrenemiyoruz
Premium Kampüste İlkleri Yaşatıyor
Yeteneklerimizi Keşfediyoruz
Montessori Çocukları Şaşırtıyor
Mutlu Dünya Anaokulu MÜNİH te idi
İngilizce Yaz Okulu Başlıyor
Kadıköy ün Eski Okulları Ziyaretçilerini Bekliyor
Gençler Dünya Sorunlarını Masaya Yatırdılar
Özel derse farklı bakış
Okul Başarısını Artırmanın Yolları
Online eğitimle dil öğrenmek daha kolay...
DÜNYADA EN İYİ TASARLANMIŞ 10 OKULDAN BİRİ KADIKÖY DE
10 Okula Üstün Zekalı Laboratuvarı Kuruldu

E-Dergi Oku

Eylül-2017 Yıl : 11 Sayı:61




E-dergimiz, sayfaları çevirerek okuma, paylaşma ve sayfalar üzerindeki logo ve iletişim bilgilerini tıklayarak gezinti yapmanıza olanak sağlıyor.






E-Mail Kayıt

Mail adresinizi kayıt ederek bizlerden haberdar olabilirsiniz...

E-Mail :









Sosyal Medya


Menu


En Son Eklenenler


E-Dergi





ACIBADEM Dergisi 2007 © İkibin7 Medya. Her hakkı saklıdır.

absmiddle