Anasayfa Künye İletişim

Yaşam Eğitim Sağlık Lezzet Gez-Gör Şehir Turu Kent Güzellik Çocuk Dünyası Kültür & Sanat Konuk Başarı Öyküsü
Anasayfa
Hakkımızda
Arşiv (Eski Sayılar)
Editörden
Konuk Yazar
Küçük İş İlanları
Abonelik
Reklam
Künye
İletişim





/ Kent / Acıbadem de Kassam-ı Hilmi Efendi Köşkü

Acıbadem de Kassam-ı Hilmi Efendi Köşkü

Okunma : 259

Acıbadem de Kassam-ı Hilmi Efendi Köşkü


Çocukluğu ve gençliği köşkte geçmiş Mimar Ahmet Kömürcüoğlu ile…

 

Kassam-ı Hilmi Efendi Köşkü

Tarihten anılar fısıldıyor

 

ACIBADEM Dergisi / Nalan Fidan / Sayı:66 / Kasım 2018

 

 

Acıbadem Atıfbey Sokak’ta, neredeyse iki asıra yaklaşan yaşına rağmen hala dimdik ayakta, bakımlı ve kullanılır halde Kassam-ı Hilmi Efendi Köşkü. Yaklaşık 150 yıllık öyküsü ile pek çok mutluluğa ve acıya şahit olmuş, içinden kimler gelmiş, kimler geçmiş. Şimdi suskun. Kimseler gelip, gitmiyor, perdeler hep aynı, kapalı. Validebağ Korusu ile iç içe, tarihten anılar fısıldıyor her geçişimde.

 

 

Bulunduğu sokağın ta sonlarında yer alan bu köşk, işlek olmayan bir noktada olduğundan pek bilinmez ama önünden geçenlerde merak uyandırır. Kimindir, oturanı var mı? dedirtir. Merakım beni köşkte doğup, büyümüş evin torunu Mimar Ahmet Kömürcüoğlu’na götürdü.

 

 

Kendisini bulmak, bir yakınımı bulmuşçasına mutlu etti beni.  Acıbadem’de buluştuk, köşkü ve civarını adımladık. Ahmet Bey elinde kırılacak bir vazo varmış gibi özenle seçti anılara dair kelimelerini. Öyle naif, öyle sevgiyle anlattı ki, her adımda sanki o günleri yaşadık beraber. Artık kapısından içeri giremese de, bahçeden atlayıp çocukluğundaki gibi mutlu olduğu günlerin hayalini kurdu ve bir bir anlattı.

 

 

--"Köşk hakkında şimdiye kadar yazılmış bir yazılı kaynağa rastlayamadık. İlk kez dergimizde yer alması nedeniyle 

söyleşimiz ayrı bir önem taşıyor."

 

 

“Doğduğum köşk.(1948) Burası selamlık. Harem kısmı üç katlı imiş...Ben doğmadan yıkılmış...

Bir zamanlar Kızıl Rus ihtilalinden kaçan Beyaz Ruslar son dönemde orada oturmuşlar.

Paraları olmadığı için patates, lahana ekip kira karşılığında onları vermişler.

Keçi, koyun, tavuk da besleyip onların sütünü, yumurtalarını vermişler.

Bizimkilerin erkekleri sağda solda savaşta olduğundan karınları da doymuş Ruslar sayesinde.

Babacım, onların çok çalışkan ve disiplinli olduğundan bahsederdi sağlığında.”

 

 

"Ailemizin en büyüğü, yani babamın büyükbabası Kassam-ı Hilmi Efendi’dir. Köşke ismini vermiştir. Genç yaşında Eskişehir'in Muttalip Köyü'nden kalkmış İstanbul'a gelmiş, bir fırsatla saraya girmiş. Güzel resim yaptığı için padişahın sevgisini kazanmış. Padişah onu gördüğü zaman: "Hem kassamım, hem ressamım dermiş. Sarayda yetişip kassam olmuş. Yani saray halkının veraset-tereke işlerini yürüten gruba katılmış.  

 

 

Üç katlı haremlik ve selamlık yaptırmış

 

 

Biraz zaman geçince boğazda Kanlıca'da bir yalı beğenmiş. Fakat sonra düşünmüş ki bu iş tehlikeli. Çocuklar kayıkla gezmek isteyecekler, bir dalgada sandal devrilecek diyerek yalıyı almaktan vazgeçmiş. Küçük Çamlıca'da şimdi içinde bulunduğu 10 dönümlük araziyi satın almış. Buranın havasını da beğenmiş. Validebağı’na tepeden bakması da hoşuna gitmiş. Arazi içine üç katlı bir harem, diğer tarafa da selamlık inşa ettirmiş.

 

 

 

Köşkün selamlık kısmı 1964

 

 

Köşkün ayakta kalan bugünkü selamlık kısmı

 

 

 

Daha 49 yaşında hayata veda eder

 

Bir gün kızı ile balkonda otururlarken bahçenin dışında dolaşan adamlar görmüşler. “Bak kızım demiş babası; bu gördüğün adamlar beni izliyor. Yaptığım masrafları katlayıp padişaha jurnalliyecekler. Padişan beni sever ama tedbiri elden bırakmaz. İşte bu gergin, sıkıntılı hayat fazla uzun sürmez ve Hilmi Efendi hayata 49 yaşında veda eder ama gözü açık gitmez. Çünkü bir kaç sene önce evde bir tadilat yaptırmış, bu iş için genç bir mimar başvurmuş, Hilmi Bey’in kızı Seniha Hanım’a talip olmuş. Üsküp Kratova doğumlu bu mimarı Hilmi Efendi beğenmiş ve düğünleri köşkün bahçesinde yapılmış.

 

 

 

Baba Eyüp Kömürcüoğlu (1910-1996) 

ortada babaanne Seniha Hanım (-1956) 

sağda büyük hala Sermiha Hanım (1908-1978) 

arkada köşkün üç katlı harem bölümü görünüyor.

 

 

Boşsun…

 

Bu evlilikten babam Mimar Eyüp Kömürcüoğlu, büyük halam Edebiyatçı Sermiha Hanım, son çocukları da küçük halam Mimar Nezihe Taner dünyaya gelmiş. O sıralarda büyükbabam Asım Kömürcüoğlu da Berlin’de mimarlık okuduğu için ailece bir Berlin ziyareti yapmak istemişler. Bir akşam baloya katılırlar. Çapkın dedem bir ara gözüne kestirdiği güzel bir hanımı dansa kaldırır. Bu duruma çok bozulan babaannem, yanlarına gelerek büyükbabama bir tokat atar. Etrafa karşı çok zor durumda kalan Asım Bey’in ağzından tek kelime çıkar “Boşsun"...

 

 

Zor yıllar ve Rusya’da Ekim devrimi

 

Böylece babaannem Seniha Hanım, bir tarafta babasını kaybetmiş, diğer yanda da eşinden boşanmış olduğu halde üç çocukla baş başa kalmıştır. Evde sıkıntı başlar. Halılar, değerli eşyalar satılmaya başlanır. Bu esnada Rusya’da Ekim devrimi başlamış, kaçabilen bir çok aile İstanbul’a gelmiştir. Babaanneme de bir Rus aile müracaat etmiş, kendilerine yatacak yer vermeleri karşılığında bahçede patates, soğan gibi tarım ürünleri yetiştirip paylaşmayı tavsiye etmişler. Bu sağlıklı, güzel güçlü, kuvvetli insanları babaannem bir kurtarıcı olarak görmüş, onlara harem kısmını vermiş. Zaten artık çok eskimiş üç katlı köşke Ruslar da el becerileri ile onarım yapıp oturmuşlar. Bir müddet sonra da kahvaltıda önlerinde folluklardan alınan sıcak yumurtalar, taze soğanlar, lahanalarla karınları doymuş, keçilerinin sütlerinden faydalanmışlar.

 

Ben 1948 yılında bu köşkte doğmuşum. 3 yaşındayken babamla annem ayrılmışlar. Yazları bu köşkte, kışları Levent'te otururduk. Ben babamla kaldığım için bütün çocukluğum bu köşkte geçti. Babam Mimar Prof.Dr. Eyüp Kömürcüoğlu uzun yıllar İstanbul’da Teknik Üniversite’de ve Berlin’de hocalık yaptı, mimarlık yaptı ve 1996 yılında aramızdan ayrıldı. Ben de ailede mimar olma geleneğini bozmadım ve 1973’te Mimar Sinan Üniversitesi Mimarlık bölümünden mezun oldum. 1976’da evlendim ve bir yıl sonra da kızım Deniz dünyaya geldi.

 

Bir zamanlar tüm aile bir arada

 

 

 

 

Arazinin bir kısmına bugünkü Sermiha Hanım Konutları inşa edildi

 

80'lerin sonunda, bahçenin vergisinin artık fazla gelmesi, büyüklerin oldukça yaşlanması üzerine şöyle bir karara vardılar. "Zaten etraf konut doldu, eski huzur kalmadı. O halde araziyi bir müteahhide verelim, hem çocuklarımız da faydalansın” diye düşündüler ve böylece bir müteahhit bulundu ve inşaatlar başladı.

 

Maalesef artık köşk bize ait değil. Ben hakkımı yeğenime sattım. Onlar da köşkü restore ettirdiler. Giriş katı hala orijinal taş, değişmedi. Üst katın müştemilatını ise tamamen değiştirdiler.

 

 

 

"Tüm çocukluğu köşkte geçen Mimar Ahmet Kömürcüoğlu, artık bu köşke sadece dışardan bakarak, anılarını yakalamaya çalışıyor. 

Eve giremesem bile Validebağ'da yürümek ve piknik yapmak bana yetiyor diyen Ahmet Bey,

emeklilik dönemini fotoğraf çekip, klipler hazırlayarak, bisiklet, motosiklet, yamaç paraşütü, delta kanat gibi uğraşlarla geçiriyor."

 

 

Cumhuriyetin ilk mimarları…

 

Dedesi Yüksek Mimar Asım Kömürcüoğlu (1879-1957) ve  babası Mimar Prof.Dr. Eyüp Kömürcüoğlu (1910-1996) Cumhuriyet’in ilk mimarlarından. Berlin’de eğitim almışlar ve üniversitelerde görev yapmışlar, eserleri ile Türk mimarlığına büyük katkılar vermişler. Ardından evin küçük kızı, Nezihe Taner’de babasının ve abisinin yolundan gitmiş ve Berlin’de mimarlık okumuş. Ahmet Kömürcüoğlu da bu geleneği bozmamış ve mimar olmuştur.

 

www.acibademdergisi.com    Kasım 2018 / Sayı:66



Diğer İçerikler


Validebağ’ın Ağaçları ve Bitki Örtüsü
Kendin Ek Kendin Biç / Hobi Bahçesi Rotaları
Tarihi Özdemiroğlu Mektebi Binası Yenileniyor
23 Nisan’da Misafir Öğrenciler Üsküdar Belediyesi’nin Konuğu Oldular
Mor Salkım ve Erguvan Şöleni Başlıyor
“Hasanpaşa Gazhanesi’nde” Restorasyon Süreci Devam Ediyor.
Koşuyolu’nda bir ilk “Koşuyolu Mahalle Meclisi Kuruluyor”
İstanbul’un Plaj Rotası
Acıbadem İçin El Ele Verelim
Mabeyinci Emin Bey Köşkü
Nazım ile Piraye nin Köşkü
Piyangodan Kazandı
İstanbul a Has VAPURLAR
Arif Atılgan İle Süreyya Operası
Leonardo yu Koşuyolu na Taşıyorlar
KOŞUYOLU Şimdi de KANADA YOLCUSU
Kadıköy de Gençlere Cumhuriyet Bayramı Hediyesi
Validebağ ın Kuşları
TAŞKÖPRÜ Caddesi trafiğe kapatıldı
KENTTE EKOLOJİK YAŞAM İÇİN KADIKÖY DE BULUŞTULAR
Acıbadem in yeni muhtarı Semra Aydın oldu
Koşuyolu nda Yıkılan Ağaçların Yerine Yenileri Ekiliyor
Koşuyolu nda İSPARK Uygulaması Başladı
Çamlıca Kız Lisesi Müze Olacağı Günleri Bekliyor
Yitip Giden Kadıköy
Tarihi Binanın Ruhu Bu Müzede Yaşıyor
Çamlıca Kız Lisesi Tarihi Binası Müze Olmayı Bekliyor
Binamızı Yenileme Kararı Alırken!
KEMAL SUNAL EKOLOJİK YAŞAM MERKEZİ AÇILIYOR​

E-Dergi Oku

Kasım - 2018 Yıl : 12 Sayı:66




E-dergimiz, sayfaları çevirerek okuma, paylaşma ve sayfalar üzerindeki logo ve iletişim bilgilerini tıklayarak gezinti yapmanıza olanak sağlıyor.






E-Mail Kayıt

Mail adresinizi kayıt ederek bizlerden haberdar olabilirsiniz...

E-Mail :











Sosyal Medya


Menu


En Son Eklenenler


E-Dergi





ACIBADEM Dergisi 2007 © İkibin7 Medya. Her hakkı saklıdır.

marblingweb